Volkan Konak’ın Ani Vefatı ve Vasiyeti
Volkan Konak’ın ani vefatı ve son vasiyetiyle ilgili detaylar, sanatçının hayatı ve mirası üzerine bir bakış.
Volkan Konak, Karadeniz müziğinin en sevilen ve tanınan isimlerinden biri olarak müzik dünyasında önemli bir yer edinmişti. Sanatçının beklenmedik ölümü, hayranlarını ve sanat camiasını derin bir üzüntüye soktu. Peki, ünlü şarkıcı Volkan Konak nasıl hayatını kaybetti ve vasiyeti neydi? İşte tüm detaylar…
Volkan Konak Nasıl Hayatını Kaybetti?
Ünlü sanatçı Volkan Konak, 30 Mart 2025 tarihinde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde düzenlediği bir konser sırasında sahnede aniden fenalaştı. Hemen Gazimağusa Devlet Hastanesi’ne kaldırılan Konak, burada yapılan tüm müdahale ve tedavilere rağmen, 31 Mart 2025 tarihinde saat 00.42’de hayata gözlerini yumdu. Bu beklenmedik olay, sevenleri ve müzikseverler arasında büyük bir üzüntü yarattı.
Volkan Konak’ın Cenaze Töreni ve Defin Yeri
Volkan Konak’ın cenazesinin, otopsi işlemlerinin tamamlanmasının ardından Türkiye’ye getirileceği ve Trabzon’un Maçka ilçesinde, merhum babasının yanına defnedileceği açıklandı. Bu, sanatçının hayatının büyük bir kısmını geçirdiği ve köklerinin bulunduğu yer olması açısından anlamlı bir tercih oldu.
Volkan Konak’ın Vasiyeti
Volkan Konak, 2020 yılında verdiği bir konserde vasiyetini şu sözlerle dile getirmiştir: “Siz sevenlerime vasiyetimdir, ne olur ben ölünce gömmesinler beni toprağa. Yaksınlar benim tüm bedenimi. Ve bir kutuya koyup Karadeniz’imin üstüne bir helikopterle savursunlar tüm küllerimi. Özellikle de Trabzon’umun üstüne.” Ancak, 2009 yılında gerçekleştirdiği bir röportajda farklı bir istekte bulunmuş ve Maçka’da babasının yanına defnedilmek istediğini belirtmiştir. “Bir suikast veya kaza olmazsa yaşayacağım süreyi de biliyorum. 80’li yaşlar. Yatacağım yeri de şimdiden ayarladım. Maçka’da babamın yattığı yerde bizim sülale mezarlarında incir altında yatacağım. Dolayısıyla oradan kopmam mümkün değil. Şahsen yakılıp külümün helikopterle Karadeniz’e serpilmesini isterim, yapmayacaklarını biliyorum.” şeklinde ifade etmiştir. Bu iki farklı isteği, sanatçının hayatına ve köklerine olan bağlılığını gözler önüne seriyor.