DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul °C
İstanbul
°C
°C
°C
°C
°C

KOÜ Hastanesi’nde Sanal Koroner BT Anjiyografiyle Hızlı ve Yatışsız Tanı

KOÜ Hastanesi’nde Sanal Koroner BT Anjiyografi ile hızlı, yatışsız tanı ve güvenilir kardiyolojik çözümler

21.02.2026
A+
A-

Kocaeli Üniversitesi (KOÜ) Hastanesi’nde uygulanan sanal koroner anjiyografi yöntemi, kalp damarlarının girişimsel bir müdahale yapılmadan yaklaşık 10 saniyede görüntülenmesini sağlayarak hastalıkların tanısında kolaylık sunuyor. Halk arasında “sanal anjiyo” olarak bilinen bu yöntem, koroner bilgisayarlı tomografi (BT) anjiyografisiyle damarları ayrıntılı biçimde gösterir ve henüz ciddi darlık oluşturmamış plakları erken dönemde tespit eder. Böylece hastalar yaşam tarzında değişiklikler yaparak ve uygun tedaviyi sürdürerek risk faktörlerini kontrol edebilirler. Ayrıca işlemin hızlı tamamlanması ve hastanede yatış gerektirmemesi, yöntemi hasta konforu açısından önemli bir alternatif haline getirir. KOÜ Tıp Fakültesi Radyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Özgür Çakır, bu teknolojinin kalp damar hastalıklarına karşı kilit bir silah olduğunu vurgulayarak, riskin kriz oluşmadan önce ortaya konulabildiğini belirtti.

Geleneksel anjiyografinin aksine koroner BT anjiyografi, yalnızca ciddi darlıkları değil, kan akışını engellemeyen küçük plakları ve damar duvarındaki kireçlenmeleri de gösterebiliyor. Kateter uygulanması gerektirmeyen bu yöntem, hızlı çekim nedeniyle risk faktörleri içeren hastalarda tercih ediliyor. Yüksek kolesterol, ailesel kalp hastalığı öyküsü, hareketsiz yaşam ve obezite gibi durumlar bu yöntemin kullanılmasını tetikleyen başlıca etkenler arasında yer alıyor.

İlaçlı tomografi çekimi sonrası hastaların yürüyerek evlerine veya işlerine dönebilmeleri, işlemin hastanede yatış gerektirmemesi açısından önemli bir avantajdır. Yeni teknolojiler ve hızlı görüntü alma cihazları, nabzı çok düşürmeden taramayı kısa sürede gerçekleştirebiliyor. Bazı vakalarda çevredeki dokunun da görünmesiyle akciğer ve kemik hastalıkları gibi bulgular da raporlanabiliyor ve tedavi süreci bu bilgilerle yönlendiriliyor.

Bu bir tarama değil, bir tanı yöntemi olarak vurgulanan süreçte, çekim sonrası elde edilen görüntüler doğrultusunda bazı hastalar ileri tetkik ve tedavi amacıyla anjiyografiye yönlendirilebiliyor. Damar darlığının derecesine göre stent veya baypas planlanabilir; fakat belirgin darlık saptanmayan hastalarda yaşam tarzı düzenlemeleri ve risk faktörlerinin kontrolüyle kalp krizi riski azaltılabiliyor. Böylece hastalar daha uzun ve sağlıklı bir yaşam sürdürme şansı yakalıyor. Ailesinde kalp hastalığı öyküsü olanlar, yüksek tansiyon, şeker hastalığı ve yüksek kolesterol gibi riskleri bulunanlar ile sigara kullananlarda bu yöntemin yüksek doğrulukla damarları görüntülemesi özellikle dikkat çekici bir noktadır. EKG veya efor testi şüpheli çıkan hastalarda da güvenle kullanılabilen bir tarama aracıdır.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.