Kadın ve Öğretmenlik: Toplumun Temel Taşlarını İnşa Eden Meslekler
Kadınların eğitime olan katkısı ve öğretmenliğin toplumsal değerlerini inşa eden gücü: ilham veren, kapsayıcı ve geleceği şekillendiren meslek.
Sağlık Bakanı Memişoğlu, Kadim Değerlerden Modern Yaklaşımlara Türk Dünyasında Kadın ve Aile Sempozyumu’nda, kutlama mesajını Öğretmenler Günü üzerinden dile getirdi. 32 yıl ilkokul öğretmenliği yapmış, çocuklara ve eğitime adanmış bir annenin evladının bakış açısından konuştu: Öğretmenlik, başkalarını geliştirmek için sevgiyle çalışan bir meslek olarak kutsallığını korur. Kendisi için de bir misyon ifadesi olan bu meslek, toplumu şekillendiren en önemli unsurlardan biri olarak öne çıktı. Memişoğlu, geçmişten bugüne öğretmenliğin toplumu ilerleten ve geleceği inşa eden bir güç olduğuna vurgu yaptı. “Bir öğretmenin eseri olarak burada konuşuyorum.”
Anne ve kadın, Türk toplumunun en değerli ögesini oluşturur başlığı altında, kadının toplum içindeki konumuna dair görüşlerini paylaştı. Girişte, geçmişten bugüne kadına verilen makamların ve değerin medeniyetimizin temel bir parçası olduğuna değinildi. Türk medeniyetinin, kadın ve sağlık üzerinden toplumun geleceğini nasıl şekillendirdiğine örnekler verildi; Kayseri Gevher Nesibe Şifahanesi üzerinden, kadına ve sağlığa verilen değerin yüzyıllar öncesine uzandığı anlatıldı. Ayrıca, bazı medeniyetlerin o dönemlerde insanları cadı ve sihirbaz diye yaktığı süreçlerde psikiyatri hastalarının tedavisine odaklanan bir üniversiteye vurgu yapıldı. Bu bağlamda, kadının karar alma süreçlerindeki kritik rolünün tarih boyunca nasıl görüldüğü hatırlatıldı.
Her hastaneye kreş ve anaokulu hedefi, Memişoğlu’nun açıklamalarında ön plana çıktı. 1,5 milyonluk sağlık ordusunun %57’sinin kadınlardan oluştuğunu söyleyen bakan, kurumlar içinde en çok kadın çalışanı bulunan bir yapı olduklarını ifade etti. Hem Milli Eğitim hem de Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile birlikte, çalışanlar için daha iyi bir çalışma ortamı oluşturmayı amaçlıyorlar. Büyükşehir planlamaları kapsamında hastanelere kreş ve anaokulu kazandırma çalışmalarını yürüttüklerini belirtti. Böylece anne, çocuğunu yakından yanında istiyor ve bu talep üzerine adımlar atılıyor.
Etkinlik sırasında Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmed Kavukcu’nun kürsüdeki hareketleri ise kadına yönelik şiddete dikkat çekmek amacıyla çeşitli mesajların sergilenmesiyle dikkat çekti. Bu çağrışımların altını çizercesine, sempozyumun vurgu yaptığı konular arasında kadın hakları ve toplumsal değerler birbirini tamamlıyor.