Diyarbakır’da Karaciğer Nakliyle Yeniden Yaşama Dönüş: Anne-İyi Haberler ve Aile Desteği
Diyarbakır’da karaciğer nakliyle yeniden yaşama dönün: Anne için umut verici haberler ve aile desteğiyle yeni bir başlangıç.
Yakınlarından alınan karaciğer dokusuyla sağlığına kavuşan Besra Oruç ve Seyfettin Özdemir’in hikayesi Diyarbakır’da, Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde gerçekleşti. Sirozla uzun yıllar mücadele eden Besra Oruç’un durumu ağırlaşınca doktorlar karaciğer naklini önermiş ve ailesiyle birlikte uygun donörü bulma yoluna gidilmişti. En uygun donör olarak oğlu Mehmet reddedilemez bir seçenek olarak değerlendirildi ve yaklaşık 9 saatlik operasyonla hayata döndürülmesi sağlandı. 19 yaşındaki oğlunun bağışı, hakkında yapılan tetkikler sonucunda uygun bulundu ve annesine transfer edildi.
Muhtemel karaciğer yetmezliği şüphesiyle başvuran Seyfettin Özdemir için de 22 yaşındaki yeğeni Semanur Özdemir’den elde edilen karaciğer doku, yaklaşık 10 saat süren bir operasyonla onun sağlığına kavuşmasına vesile oldu. Dayısına olan kardeşlik bağları ve aile dayanışması bu süreçte belirgin bir rol oynadı.
“İki oğlum da bana karaciğerini vermek istedi” sözleriyle duygularını ifade eden Besra Oruç, yaklaşık 30 yıldır süregelen siroz tedavisine rağmen yeniden yürüyebilmenin ve hayatına devam edebilmenin sevincini yaşıyor. Oruç, ağrılarının artmasıyla hastaneye başvurduğunu ve süreç boyunca kendisine gösterilen ilgi için teşekkürlerini sundu. Oğlu Mehmet’in bağışına uygun bulunmasıyla başlayan ameliyat süreci sayesinde eski sağlığına kavuştu.
Özdemir de iki yıl önce kardeşini kaybettiğini hatırlatarak, yeğeni Semanur’un bağışı sayesinde eski sağlığına kavuştuğunu belirtti. “Doktorlarımıza ve sağlık çalışanlarına çok teşekkür ederim” diyen Özdemir, bağışın kendileri için unutulmaz bir gün olduğunu dile getirdi.
Hastane Organ Nakli Sorumlusu Doç. Dr. Murat Sevmiş, Diyarbakır ve Muş’tan gelen hastalar için karaciğer nakli kararını uyguladıklarını söyledi. Besra Oruç için uygun donörün oğulları olduğunu belirten Sevmiş, “Verici olan aileler için kaygıyı azaltmak önemliydi; karaciğer kendini yenileyebilen bir organ. Vericiyi 2 gün önce taburcu ettik. Her iki tarafın da durumu şu anda iyi.” dedi. Semanur’un yeğeni olarak en uygun donör olduğunun tespit edildiğini vurgulayan Sevmiş, operasyonların toplamda yaklaşık 10 saat sürdüğünü ifade etti.
Başhekim Prof. Dr. Gökhan Kırbaş ise hastanede 2025 yılı itibarıyla 200 böbrek ve 68 karaciğer naklini başarıyla tamamladıklarını belirtti. “Karaciğer naklinde başarı oranımız %92,5; Türkiye ortalamasının üzerinde bir performans sergiliyoruz” diyen Kırbaş, yalnızca böbrek ve karaciğerle sınırlı kalmayıp kornea ve kemik iliği nakillerini de yürüttüklerini ekledi. Ayrıca çocuk hastalara yönelik böbrek nakline yakında başlanacağını da sözlerine ekledi.
Karaciğer naklinin önemi konusunda konuşan uzmanlar, karaciğer yetmezliği gelişmesi halinde diyaliz gibi bir seçeneğin olmadığını hatırlatıyor ve organ naklini toplumun daima desteklemesi gerektiğini vurguluyor. Karaciğerin kendini yenileyebilen bir organ olması, verici olmak konusunda çekincelerin aşılmasına yardımcı oluyor.