Beşiktaş Tutkusu ve Not Tutma Alışkanlığı: Hakan Altundal’ın Arşivine Yolculuk
Beşiktaş tutkusu ve not tutma alışkanlığı, Hakan Altundal’ın arşivine yolculukla buluşuyor. Sportif hafıza dolu bir keşif.
Beşiktaşlı olan ve iki kız çocuğu babası Hakan Altundal (47), 1999-2000 sezonundan bu yana siyah-beyaz formayı hiçbir maçı kaçırmadan takip ediyor. Her karşılaşmanın ardından skoru, hakemleri ve maçın ayrıntılarını el yazısıyla özel bir deftere kaydeden Altundal, bunu bir hastalık olarak değil, doğal bir not tutma alışkanlığı olarak nitelendiriyor. Askerlik görevi sırasında da bu alışkanlığı sürdürdüğünü belirten Altundal, defterini eşine emanet ettiği dönemde bile maçı eşinin kaydetmesini istemiş.
2002-2003 yıllarında İzmir Yeni Foça’da jandarma çavuş olarak askerlik yapan Altundal, defterinin boş kalmaması için görevi eşine devretmiş. O döneme ait kaydında “Jandarma Çavuş Hakan Altundal” imzasını görmek mümkün. Beşiktaş’ın 100. yıl dönümünde amaçlanan şampiyonluk yolculuğunda Diyarbakırspor’dan gelen gol ve sonrasındaki sonuçlar, onun için unutulmaz anılar arasında yer alıyor. Uzun yıllardır biriktirdiği küçük notlar, zamanla bir hobiyi aştı ve artık günlük yaşamın da bir parçası haline geldi.
“NOTLARIMI MAÇTAN SONRA YAZIYORUM” başlığı altında, maç esnasında dikkat dağıtıcı hiçbir etkinlik yapmadığını ifade eden Altundal, maç bittikten sonra notlarını yazmaya başladığını söylüyor. Eğer mağlubiyet yaşanıyorsa öfke anında dahi bazı notlar düşebiliyor, fakat genel olarak maçın sonuna kadar ekran karşısında varlığını sürdürmeyi tercih ediyor. Tarihleri, hakemleri, hatta duvar takvimindeki günleri işaretliyor. Totem gibi bir ritüeli olan bu alışkanlık, onun için maçın bir parçası hâline gelmiş durumda.
“MAÇ İZLERKEN FORMA GİYMEM” diyen Altundal’ın kendine özgü bir totem sistemi var. Maç izlerken formayı giymemeyi, yüzük, saat ve tesbihi ise yalnızca maç sırasında kullanmayı tercih ediyor. Maçı en önden izlemek, oyunun temposunu yakalamak ve belirli bir düzen içinde not almak onun rutinlerini oluşturuyor. Takımın sonuçları ne olursa olsun desteğini asla bırakmıyor.
ASKERDE DEFTERİ EŞİNE DEVRETTİ 2002-2003 yıllarında Yeni Foça’da görev yapan Altundal, defterin boş kalmaması için görevi eşine devrettiğini anlatıyor. O dönemde defterine “Jandarma Çavuş Hakan Altundal” imzasını düşmüş olan taraftar, yıllar içinde formatını değiştirmeden aynı şekilde devam ettiğini vurguluyor. En zorlu anlardan biri ise Beşiktaş’ın 100. yıl hedefi kapsamında Diyarbakırspor maçında gelen gol olarak kayda geçmiş. Ayrıca Fenerbahçeli bir arkadaşıyla girdiği “İlk Süper Kupa’yı kim aldı?” iddiasını, tuttuğu arşiv sayesinde kazandığını ve bu başarının ardından dondurma sözünü de aldırdığını aktarıyor.
“Fikstür açıklandığında evdekilere ‘Buna göre yaşıyoruz’ derim” diyen Altundal, Beşiktaş’ın maç günlerini duvar takvimine kaydettikten sonra herkesin planını bu doğrultuda yaptığını ifade ediyor. Maç günleri 18.00’da ise eve dönüşü için önceden hazırlık yapıyor ve gerektiğinde halı saha gibi alternatif planları da bu hesaba katıyor. Bu uzun serüven, Beşiktaş maçını ilk kaçırdığı anlardan birini de kapsıyor ve “Fikstür açıklandığında bu tarihe göre hareket etmek” onun için temel bir kural olmuş durumda. “BENİM İÇİN ŞAMPİYON BELLİ” sözleriyle takımına olan bağlılığını özetliyor.
Altundal, rakip takım taraftarlarının hakaretlerine karşı sabırlı olduğunu, ancak bu tür davranışlara tahammülünün sınırlı olduğunu belirtiyor. Takımın durumu ne olursa olsun destekten vazgeçmiyor ve “Bugün de yarın da bırakmayacağız” mesajını veriyor. Bu arşiv ve ritüel, onun için sadece bir hobiden çok daha fazlası; Beşiktaş’a olan bağlılığı ve maç takvimine olan adanmışlığıyla yaşamını şekillendiriyor.