Adana Olgunlaşma Enstitüsü Rölyefle Şehrin Tarihini Ahşap Tablolara İşliyor
Adana Olgunlaşma Enstitüsü, şehrin tarihi rölyeflerini ahşap tablolara işleyerek kültürel mirası canlı tutuyor ve sanatıyla duruş gösteriyor.
Adana Olgunlaşma Enstitüsü’nde görev yapan usta öğreticiler, kentin tarihi ve kültürel motiflerini rölyef tekniğiyle ahşap yüzeylere aktarıyor. Seyhan ilçesinin Tepebağ Mahallesi’ndeki 145 yıllık bir binada hizmet veren merkez, geleneksel sanatların korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması amacıyla faaliyet gösteriyor.
Enstitü bünyesinde giyim, el sanatları, kuyumculuk, grafik, seramik ve cam gibi alanlarda üretimler sürerken, usta öğreticiler özellikle rölyef çalışmalarıyla kentin simge yapılarını, tarihi mekânları ve yöresel değerleri Ahşap tablolar üzerinde somutlaştırıyor. Taş Köprü, Büyük Saat, Varda Köprüsü, Anavarza Antik Kenti ve Tepebağ Höyük Evleri gibi descriptorlar kent kimliğini yansıtan önemli örnekler arasındadır; ayrıca bölgede yetiştirilen portakal ve pamuk gibi unsurlar da tablolar aracılığıyla sergilenmekte ve sergilerde ziyaretçilerle buluşmaktadır.
“Ürünlerimizde Adana’daki tarihi eserleri de yaşatmaya çalışıyoruz,” diyerek tarihsel mirası günümüze taşıyan ekip, aslına uygun üretim hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Tarihi camiler, köprüler ve çeşmeler rölyef tekniğiyle boyut kazandırılarak yeniden tasvir ediliyor; eserler yurtiçi ve yurtdışındaki sergilerde ilgiyle karşılanıyor ve farklı ülkelerden gelen turistler için Adana’ya özgü bir eserin satın alınabilir hâli sunuluyor.
Usta öğretici Coşkun, kenttin zengin tarih ve kültürünü yansıtan tabloları yalnız Türkiye’de değil, ABD, Almanya, Fas ve Kazakistan gibi ülkelerde de sergilediğini ifade ediyor. Gökçen Tuştaş ise rölyef çalışmalarının kadınlar tarafından büyük emekle üretildiğini belirtiyor; tarihî yapıların kökenini araştırarak derinlemesine işlenen desenlerin tabloları zenginleştirdiğini söylüyor. Geleneksel sanatlarımıza bağlı kalarak Adana’nın mimari yapılarının ahşap, tuval ve kumaş üzerine aktarılmasını sürdürdüklerini vurguluyor.
Bir tablonun yaklaşık bir haftada tamamlandığını ifade eden Tuştaş, enstitünün bu sanatı yaşatma kararlılığını vurguluyor. Desenler, yapıların orijinal motiflerinden ilham alınarak tasarlanıyor ve ziyaretçiler, eserlerin gerçekliğine yakınlığı karşısında etkileniyorlar. Bu deneyim, Enstitü’nün kültürel mirası günümüze taşıma vizyonunu güçlendiriyor.
Kaynak: AA / Yakup Sağlam – Kültür Sanat
Kaynak: Haberler.com