Türkiye-AB İlişkileri ve Bölgesel Vizyon: Fidan’ın Portekiz Mülakatından Çıkan Ana Noktalar
Türkiye-AB ilişkileri ve bölgesel vizyon: Fidan’ın Portekiz mülakatından öne çıkan ana noktalar.
Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Portekiz’i resmi ziyaretinin ardından RTP ile yaptığı mülakatta, Avrupa Birliği’ne (AB) yönelik katkı ve iş birliği olanaklarını değerlendirdi. Türkiye-AB ilişkilerinin uzun geçmişine vurgu yapan Fidan, karşılıklı tamamlayıcı bir perspektif benimsediklerini belirtti ve “Türkiye’nin AB üyeliği konusundaki arzunun, bazı siyasi engeller yüzünden tam olarak gerçekleşemediğini” söyledi. Birlik ile dayanışmanın önemli olduğuna işaret eden Fidan, dünyanın geri kalanına da ortak fırsatlar sunabileceğini ifade etti. “Medeni değerler etrafında birliğin kurulması” gerektiğini savunan Fidan, Avrupa Birliği’nin ünlü yapısal paradoksuna değinerek “Üstyapıda medeniyetler üstü bir birlik yönünde çaba” çağrısı yaptı.
Portekiz ile savunma sanayinde iş birliğinin başlangıcı hakkında konuşan Fidan, ikili ilişkilerin çok yönlü olduğuna dikkat çekti. Turizm, ticaret ve yatırımlar başta olmak üzere enerji ve savunma sanayi gibi alanlarda yüksek potansiyel bulunduğunu ifade etti. Şu anda Paola Rangel ile yürütülen çalışmalara değinen Fidan, ikili anlaşmalar ve üst düzey ziyaretlerle ilişkileri daha kurumsal hale getirmeyi hedeflediklerini belirtti. Ticaret hacmimizin 3.5 milyar dolar civarında olduğunu hatırlatan Fidan, bu rakamı daha da artırma arzusunu dile getirdi. Savunma sanayinde oluşan iş birliği ve turizmdeki olumlu ivme, Türk yatırımcılarının Portekiz’deki faaliyetlerini güçlendiriyor ve Portekiz’in dostane yatırım ortamını öne çıkarıyor.
Orta Doğu, bölgesel istikrar ve küresel ilişkilere dair vizyon çerçevesinde, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderlik tercihleriyle uyumlu bir tablo çizen Fidan, Türkiye’nin jeostratejik konumunu ve bu konumun barış, refah ve güvenliğe katkılarını vurguladı. Bölgede devam eden çatışmalara karşı çözüm odaklı yaklaşımın gerekliliğini yeniden dile getirdi ve terörizmle mücadelede kararlı duruşunu sürdürdüklerini kaydetti. Bu bağlamda, bölgesel istikrar için ekonomik, savunma sanayisi ve teknolojik kapasiteyi güçlendirecek adımların hayata geçirilmesi gerektiğini belirtti.
Gazze konusundaki yaklaşımında uluslararası toplumun sınav verdiğini ifade eden Fidan, insani yardımların girişinin güvence altına alınması ve barınma ihtiyaçlarının karşılanmasının kritik olduğuna vurgu yaptı. İsrail’e gereken baskının sürdürülmesi gerektiğini söyleyen Fidan, kış mevsimi ve sığınma ihtiyaçları nedeniyle bu süreçte yeniden dengeli bir insani yardım akışının sağlanması gerektiğini belirtti.
Ukrayna- Rusya çatışması konusunda da, tarafları bir araya getirebilen tek ülke olarak Türkiye’nin diyaloğu ve ateşkes yönündeki çabalarını sürdürdüğünü ifade etti. Çatışmanın bölgesel ve küresel etkileri nedeniyle bu savaşın bir kazananı olmayacağının altını çizen Fidan, makasların kapanması için mekik diplomasisine dikkat çekti ve Trump’ın barış planına yaklaşımını, elbette desteklenen unsurlar olarak gördüklerini sözlerine ekledi. Sonuç olarak, Fidan, Ukrayna ve Rusya arasındaki gerilimin sonlandırılması için tüm tarafları bir araya getirebilecek sürdürülebilir bir diyalog sürecinin şart olduğunu vurguladı.