DOLAR 13,3796
EURO 15,1791
ALTIN 790,26
BIST 2.014,21
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 3°C
Karla Karışık Yağmurlu
İstanbul
3°C
Karla Karışık Yağmurlu
Cts 2°C
Paz 2°C
Pts 2°C
Sal 3°C

Sevgiliye Sorulacak Sorular 2021: Evlenmeden Önce Kadın ve Erkeğe Sorulacak Zor, Romantik ve Komik Sorular

10.09.2021
A+
A-

DNA ışıltısı uygulamasının cilde etkileri nelerdir

Doğal ve uzun zincirli polinükletitler içeren DNA Işıltısı, hücresel seviyede etki göstererek cildin gençleşmesine yardımcı oluyor. DNA ışıltısı olarak adlandırdığımız Nucleofill’in en önemli özelliği cilt hücreleri üzerindeki bio-uyarıcı etkisidir. Bu uyarım ile vücudumuzda eksilen Tip1 Kolajen hyalüronik asit ve elastin üretimini destekleyerek ciltte dolgu etkisi yaratır.

DNA ışıltısı uygulamasının cilde etkileri nelerdir

Myofibroblastlardaki fibroblastların olgunlaşması ve kolajen üretilmesi, tüm cilt tiplerinde güçlü lifting ve antiaging etkisi sağlar. Tüm yaş ve cilt tiplerine uygulanabilen DNA Işıltısı, biyouyumlu içeriği nedeniyle dokuda herhangi bir alerjik etki yaratmaz.

DNA ışıltısı uygulamasının cilde etkileri nelerdir

DNA ışıltısı yüz, boyun ve dekolte bölgelerinde cildin canlandırılması için uygulanır. Ayrıca el üzerindeki yaşlılık belirtileri için de kullanılabilir. Bio-uyarıcı etkisi sayesinde cildin sıkılaşmasını, parlak ve doğal bir görünüm kazanmasını sağlar.

DNA ışıltısı uygulamasının cilde etkileri nelerdir

Cildi yenilemeye hücrelerden başlayan DNA ışıltısı, yan etkisi olmayan ve tamamen emilebilir bir forma ve içeriğe sahiptir. Birbirini takip eden, 15-30 gün aralıklarla, 45 yaş üstü hastalarda 3 seans önerilmekte; 30-45 yaş arası kişilerde daha az seanslar da yeterli olabilmekte; kişinin ihtiyacına bağlı olarak planlama değişmektedir.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.