Ramazan’da Öksürük ve Reflü: Sahur, İftar ve Yatış Pozisyonunun Etkileri
Ramazan’da öksürük ve reflüyü azaltmak için sahur-iftar ve yatış pozisyonunun etkilerini inceleyen pratik rehber.
Ramazan boyunca öksürük şikayetlerinde artış gözlenen hastanelere yönelimin sebeplerinden biri, reflü bağlantılı yakınmaların artmasıdır. Uzmanlar, “ramazan ya da sahur öksürüğü” adlandırılan bu durumun temel tetikleyicisinin mide asidinin yemek borusuna kaçması olan reflü olduğunu belirtiyor. Özellikle sahur yemeği geç saatlerde tüketildikten sonra hemen yatmanın reflüyü tetiklediğini vurguluyorlar; yatış pozisyonunun bu mekanizmayı derinleştirebileceğini hatırlatıyorlar.
Reflünün temel göstergeleri arasında mide asidinin yemek borusuna akmasıyla gelen yanma, ağızda ekşi veya acı tat ve şişkinlik yer alır. En kritik bulgu ise kronik öksürüktür; bu durum yemek borusundaki tahrişe bağlı olarak ortaya çıkabilir ve bazen faranjite kadar ilerleyebilir. Ramazan’da sahur ve iftar sonrası yatarken yatay konum reflüyü artırır; bu yüzden yemeklerden sonra 2-3 saat geçene kadar yatmamak önerilir.
Yatak pozisyonunun önemi—yarı oturur bir pozisyonda uzatmak da reflüyü tetikleyebilir. Bu nedenle mide boşalana kadar yatılmamalıdır. Göğüs üzerinde sızı ve boğazda yanma hissi gibi belirtiler bu dönemde sık görülebilir. İftar sonrası gelen rehavetle yarı oturur pozisyonda yatmak, asıl olan uyumak değildir; özünde yatarken kapak mekanizması düzgün çalışmadığı için reflü kaçakları artar.
Yaşamsal öneriler olarak ağır, yağlı veya kızartmalı yemeklerden kaçınılmalı; asitli içecekler mümkün olduğunca azaltılmalıdır. Daha hafif ve sindirimi kolay yiyecekler tercih edilmelidir. Ayrıca mide boşaldıktan sonra yatmanın reflüyü azaltabileceği unutulmamalıdır.