DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul °C
İstanbul
°C
°C
°C
°C
°C

Osmanlı Ordusunun Güç Yapısını Yeniden Anlatan Bir İnceleme: Murphey’nin Perspektifi

Osmanlı ordusunun güç yapısını Murphey’nin bakış açısından yeniden inceleyen kapsamlı bir analiz. Strateji ve düzenin derinlemesine yorumu.

20.11.2025
A+
A-

ABD’li tarihçi Prof. Dr. Rhoads Murphey, Osmanlı İmparatorluğu’nun Avrupa’dan çok önce kurduğu askeri sistem sayesinde güçlü bir savaş yapısına ulaştığını vurguluyor. İmparatorluğun fetihlerle elde ettiği vergilerin, ordunun beslenmesinde merkezi bir rol oynadığını belirtiyor. Murphey’e göre Osmanlı ordusu, Batı’daki klişelerin aksine disiplinli, eğitimli ve güçlü bir teşkilata sahipti.

OSMANLI ORDUSUNUN TEMEL GÜCÜ Murphey, Ketebe Yayınları’nın yayımladığı “Osmanlı Savaşırken” adlı eseri kapsamında Ayasofya Medresesi’nde verilen söyleşide bu konulara değindi. Batı’da Osmanlı ordusuna dair yaygın önkabullerin gerçekliğini sorgulayarak, iki taraf arasındaki önemli farkları ele aldı. Çalışmasında Osmanlı ordusunun, diğer ordulardan ayrıştıran özelliğin, sefere çıkarken imaret işlerinden lojistik desteğe kadar tüm altyapıyı içeren bütünleşik bir yapı olduğuna dikkat çekti. Buna karşılık Batı’da merkezi bir ordunun eksikliğine vurgu yaptı. Osmanlı’nın görece erken dönemde bu sistemi kurduğunu ve ordunun ihtiyaç duyduğu maddi kaynakları güvence altına alan güçlü bir yapı oluşturduğunu ifade etti. Fetihler yoluyla elde edilen vergilerin orduya aktarıldığını ve bu mekanizmanın imparatorluğu başarılı bir savaş makinesine dönüştürdüğünü dile getirdi.

OSMANLI’DA SEFERLERİN FARKLARI Murphey, savaşın sadece kuvvetli bir kuvvet dengesinden ibaret olmadığını, aynı zamanda stratejik bir düşüncenin ürünü olduğunu belirtti. Doğu ile Batı seferlerini aynı anda yürütmeyen Osmanlı’nın doğu seferlerinde kendi güzergahını inşa ettiğini, batı yönündeyse Roma kökenli yol tercihlerini öne çıkardığını ifade etti. Doğu seferlerinin Batı seferlerinden daha zorlu olduğunu ifade eden Murphey, Batı’da menzil odaklı bir hareket tarzı izlenirken Doğu’da bu sistemin dışına çıkıldığını sözlerine ekledi.

PADİŞAHIN ASKERİ DESTEKLEYEN ROLÜ Murphey, padişahların sefer öncesi ve sonrasında verdikleri ziyafetlerin, askerlerin yağma yapmasına karşı bir güvence sağladığını belirtti. Askerler, maaş ve iaşeyi devletin karşılayacağını bilerek seferlere devam ettiklerini ifade ettiler. Osmanlı askeri sisteminin zayıflamasını, seferlerin azalmasıyla ilişkilendirdi; Köprülü döneminde büyük ölçekli seferlerin azalması ve bu yüzden asker sayısının azaltılmasından doğan isyanların bu döneme işaret ettiğini söyledi. Batı karşısında Osmanlı’nın teknolojik olarak geri kaldığı iddialarına katılmadı; barut, kürek, yelken ve tüfek gibi teknolojilerin Osmanlı’da da kullanıldığını hatırlattı. Ancak gerilemenin temelinde liderlik eksikliği yer aldığını, 18. yüzyıldan itibaren pratik tecrübenin zayıfladığını belirtti. Cephede olmanın önemine işaret ederek, yeni taktiklerin uygulanması gerektiğini ancak dönemde alaylı ile mekteplinin birbirine karıştığını ve bunun savaş yeteneğini zayıflattığını belirtti.

MURPHEY’İN OSMANLI İNCELEMESİ Usta tarihçi Murphey, Victor Menage, Tibor Halasi-Kun ve Halil İnalcık gibi isimlerle uzun süre çalışma fırsatı buldu. Yeni kitabı “Osmanlı Savaşırken”de imparatorluğun Avrupa, Kuzey Afrika ve Orta Doğu’daki askeri başarılarını derinlemesine ele aldı. Osmanlı askeri teşkilatının dönüşüm sürecini ve bu dönüşümün toplumsal yapılar üzerindeki etkilerini değerlendirerek, literatürdeki önyargılı yazım alışkanlıklarını değiştirmeyi amaçladığını ifade ediyor.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.