DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul °C
İstanbul
°C
°C
°C
°C
°C

Olfabe Koku Okuryazarlığıyla Esansiyel Tasarım: Hafıza ve Duyuları Buluşturan Çok Duyulu Sergi

Olfabe koku okuryazarlığıyla tasarımın hafıza ve duyuları çoklu deneyimde birleştiren etkileyici sergi rehberi.

22.06.2026
A+
A-

İstanbul Nişantaşı Üniversitesi İletişim ve Tasarım Bölümü öğrencileri tarafından yürütülen ve NeoTech Kampüsü Sanat ve Tasarım Fakültesi Fuaye Alanı’nda açılan sergi, kokunun hafıza ve duygularla olan ilişkisinin bilimsel ve yaratıcı boyutlarını bir araya getiriyor. Çalışmalar, koku, hafıza, sanat, reklam tasarımı ve görsel iletişimin etkileşimli bir diyalog kurduğunu gösteriyor ve proje ekibiyle birlikte akademik bir bakış açısı sunuyor.

Serginin öne çıkan çalışmaları arasında, “Anne Kokusunun Görsel Hafızası” başlıklı bölüm dikkat çekti. Katılımcılar herhangi bir yönlendirme olmadan sadece bir koku deneyimi yaşadı ve bu kokunun zihinlerinde hangi görselleri çağırdığını dijital illüstrasyonlarla tasvir ettiler. Ortaya çıkan imgelerdeki ortak motifler; çiçekler, ağaçlar, evler, güneş, anne figürü ve kalp sembolleriydi. Bu bulgular, anne kokusunun biyolojik bağın ötesinde güven, huzur, aidiyet ve çocukluk anılarının sembolü olduğunu ortaya koydu.

Bir diğer bölümde ise kokunun reklam tasarımına olan etkisi incelendi. Tasarımlar iki aşamalı olarak değerlendirildi: ilk etapta ürünü yalnızca görsel bilgiler üzerinden tanıyan öğrenciler bilgi odaklı sonuçlar üretirken, ikinci aşamada kokuyla temas sonrası duygular, anılar ve yaşam deneyimleri tasarımlara yansıdı. Bu bulgu, kokunun yaratıcı süreç üzerinde doğrudan etkili olduğuna işaret etti. Öğrencilerin görsel temellere dayanan tasarımları daha işlevsel ve açıklayıcı olurken, kokuyla etkileşime geçtiklerinde duygusal ve anlatı odaklı, deneyim odaklı görseller ortaya çıktı.

“Araştırmalar Sanatta Kokunun Çok Duyulu Deneyimine Kavuştu” başlığıyla ele alınan bölüm ise kokunun sanat tarihindeki dönüşümünü irdeliyor. Antik çağlardan günümüze uzanan süreçte kokunun sadece estetik bir unsur olmaktan çıkarak çok duyulu bir sanat deneyimine dönüştüğü anlatılıyor. Günümüzde sanat, yalnızca görünen değil, hissedilen, koklanan ve deneyimlenen bir ifade biçimi olarak değerlendiriliyor. Sergide ayrıca TÜBİTAK 2209-A kapsamında hazırlanan “İlaç Prospektüslerinin Veri Hikayeleştirme Tekniğiyle Yeniden Tasarlanması” çalışması da yer alıyor; sağlık bilgilerini görsel iletişim teknikleriyle daha anlaşılır kılmayı amaçlayan bu proje, katılımcılara bilgiyi farklı bir şekilde sunma yolunu gösteriyor.

Ziyaretçiler için en çarpıcı mesaj ise verilerin ötesinde insana dair temel bir gerçeğin hatırlatılması oldu: Günümüzde yapay zeka büyük veri setlerini analiz edip görseller üretebiliyor ve metin yazabiliyor olsa da kokunun tetiklediği çocukluk anılarını, anne sıcaklığını veya yıllar sonra bile gözleri dolduran duyguları birebir deneyimlemek mümkün değildir. Bu sergi, bilimi, sanatı ve tasarımı bir araya getirerek çok duyulu bir deneyim sunmayı ve insan duygularının teknoloji karşısındaki benzersiz konumunu bir kez daha vurgulamayı amaçladı.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.