DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul °C
İstanbul
°C
°C
°C
°C
°C

Muğla’nın Tarihi Zenginlikleriyle Açık Hava Müzesi: Arkeoloji ve Turizmin Buluşması

Muğla’nın tarihine yolculuk: arkeoloji zenginlikleriyle açık hava müzesi ve unutulmaz turizm deneyimi.

07.01.2026
A+
A-

Muğla, doğal güzellikleri ve bozulmamış koylarıyla tatilcilerin öncelikli rotalarından biri olmaya devam ediyor. Geçen yıl yaklaşık olarak 1 milyon 300 bin kişi, ilin zengin tarihini barındıran antik kentler ve ören yerlerini gezdi. Bu alanlar, UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde yer alan ve Karia ile Likya uygarlıklarını bünyesinde barındıran bu bölgenin kültürel mirasını gözler önüne serdi.

Gözde ören yerleri arasında Beçin Kalesi, Kayaköy, Lagina, Stratonikeia, Kaunos, Knidos, Euromos, Labranda, Herakleia, Hyllarima ve Tlos gibi önemli noktalar bulunuyor. Bu antik kentler, Helenistik, Roma ve Bizans dönemlerinin kalıntılarıyla zenginleşirken aynı zamanda Menteşe Beyliği ve Osmanlı dönemine ait izleri de bünyesinde saklıyor. Ziyaretçiler, deniz ve güneşin tadını çıkarırken bu antik şehirlerin üzerinde yükselen eserleri keşfederek uzun bir tarih yolculuğuna çıkıyorlar.

İl Kültür ve Turizm Müdürü Hüseyin Toprak’a göre Muğla, Karia ve Likya’nın hüküm sürdüğü bir coğrafyada kuruldu ve sahip olduğu doğal güzelliklerin yanı sıra tarihi mirasıyla ülke turizminin kilit odaklarından biri konumunda. Türkiye’de arkeolojik çalışmaların en yoğun yapıldığı yerlerden biri olan Muğla, yaklaşık 1000’in üzerinde antik yerleşime sahip olarak kayıtlara geçiyor. Kentte şu anda 25 ören yerinde arkeolojik kazı sürüyor; bu kazıların 12’si Geleceğe Miras Projesi kapsamında yıl boyu devam ediyor.

Proje sayesinde kazılar artık yılın 12 ayına yayılarak yoğunlaşıyor; bu durum hem istihdamı artırıyor hem de turizm potansiyelini güçlendiriyor. Toprak, bu yaklaşımın turizm ve bilimsel çalışmalarda karşılığını hızla gördüklerini ifade etti. Geçmiş yıllarda ziyaretçi sayısı genellikle 1 milyonun altında kalırken, bugün bu rakam 1 milyon 300 bin civarında seyrediyor ve gelecekte artması bekleniyor. 12 ay çalışma hedefi, turizmin yıl boyunca canlı kalması için önemli bir fırsat olarak değerlendiriliyor.

Geçen yıl kent merkezi ve ilçelerdeki 5 müze ile devam eden kazı alanlarının toplamını ziyaret eden sayısı da bu rakama yaklaştı. Bodrum Kalesi’ndeki Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi, Türkiye’nin ve dünyanın en zengin sualtı koleksiyonuna sahip olmasıyla öne çıktı. Marmaris Müzesi ise ikinci sırada yer alırken Knidos, Kayaköy Ören Yeri ve diğer ören yerleri, yerli ve yabancı turistler için çekim merkezi olmayı sürdürdü. Ayrıca Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi’nin gece müzeciliği projesiyle modern bir deneyim sunması da turizm açısından kıymetli bir gelişme olarak dikkat çekti.

Toprak, Stratonikeia ve Lagina antik kentleri ile Beçin, Labranda, Euromos ve Herakleia gibi Milas çevresindeki yerler, Köyceğiz’de Kaunos ve Datça’daki Knidos gibi noktalarda çok sayıda ziyaretçinin ilgisini çektiğini belirtti. Böyle zengin bir ekosistemiyle Muğla, sadece tatil için değil, tarih ve arkeoloji meraklıları için de vazgeçilmez bir destinasyon oldu. Kaynak: AA / Durmuş Genç – Kültür Sanat

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.