Muazzez Abacı: Unutulmaz Sesin Ardında Bıraktığı Miras ve Anma
Muazzez Abacı’nın unutulmaz sesi ve mirasıyla anılan bir yolculuk: ilham veren yorumlar, sanatın derin izleri ve anma dolu anlar.
Geçtiğimiz günlerde ABD’de kalp krizi geçiren Türk sanat Müziği’nin efsane ismi Muazzez Abacı, menajeri Taner Budak tarafından duyurulan acı haberle gündeme geldi. Kayıpların en dokunaklı çağrısını yapan bu haber, sanatçının 78. yaş gününde vefat ettiği gerçeğini taşıdı.
İyileştirme sürecinde anjiyo ve stent müdahalesi uygulanan Abacı, yoğun bakımda tedavisini sürdürürken sağlık durumu kamuoyunun gözü önünde değerlendi. Ünlü ismin hayatı boyunca elde ettiği başarılara, sevgi ve saygı dolu anılar eşlik ediyor.
Sevgisi, enerjik sahne performansı ve güler yüzü ile her zaman hatırlanacak olan Muazzez Abacı’nın ailesi ve hayranları, bu kaybı derinden hissetti. Budak’ın açıklamalarıyla yayılan taziye mesajları, sanatçının geride bıraktığı büyük mirası bir kez daha hatırlattı.
Sanat hayatı boyunca Türk Sanat Müziği’nin yükselişinde önemli bir rol oynayan Abacı, 12 Kasım 1947′de Ankara’da doğdu. Müziğe olan ilgisi küçük yaşlarda kendini gösterdi ve 19 yaşında Ankara Radyosu ile profesyonel yolculuğuna adım attı. 1973 yılında yayımlanan “Bir Sen Kaldın İçimde” adlı 45’liğiyle büyük çıkış yapan sanatçı, sonraki yıllarda dönemin en etkili seslerinden biri haline geldi.
Kariyeri boyunca “Dönüş” (1978), “Yasemen” (1981), “Şakayık” (1986) ve “Vurgun” (1990) gibi albümler geniş kitlelerce beğeniyle karşılandı. Özellikle Vurgun ve Şakayık eserleri Türk Sanat Müziği’nin unutulmazları arasına girdi. Devlet Sanatçısı unvanına 1998 yılında erişen Abacı, sahne performansları ve televizyon programlarıyla kuşaklar arası köprü kurdu. Zaman zaman Zeki Müren, Bülent Ersoy ve Müzeyyen Senar gibi büyük isimlerle aynı sahneyi paylaşma ayrıcalığını yaşadı.
Kendini geri çektiği yıllar klasik ve çok sesli Türk müziğinin popülerleşmesini sağlayan bir vizyon sahibi olan sanatçı, 1998 yılında “Sibel” adlı diziyle kendisini bir oyuncu olarak da göstermişti. 2000’li yılların başında müzik gündeminin durgunluğundan etkilenerek sahnelerden ve proje çalışmalarından aşamalı olarak uzaklaştı.
Bir dönemin sesi olarak hafızalarda yer eden Muazzez Abacı, duygusal ve zarif yorumu ile Türk müziğinin en özel dönemlerini günümüze taşıdı. Sanatçının vefatı, sosyal medyada pek çok meslektaşı ve hayranı tarafından yayımlanan taziye mesajlarıyla anıldı. Onun sesi, bugün de Türk müziğinin anılarında yaşamaya devam ediyor. Kaynak: Haberler.com