Mantar Zehirlenmesinde Başarıyla Uygulanan Karaciğer Nakli: Medine Coşkun’un Hikayesi
Mantar zehirlenmesinde başarılı karaciğer nakliyle Medine Coşkun’un hayat hikayesi ve hayata dönüşü.
İzmir’de, mantar zehirlenmesi nedeniyle ağır durumda olan 18 yaşındaki Medine Coşkun’un yaşamı, kadavradan yapılan karaciğer nakliyle yeniden umut buldu. Aydın Köşk’te yaşayan genç kız, üç hafta önce babasıyla mantar yemesi sonrası kötüleşti ve önce Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Hastanesi’ne götürüldü. Durumu ağırlaşınca Medine, dört gün sonra İzmir’deki bir özel hastaneye sevk edildi. Burada yapılan tetkikler, karaciğer fonksiyonlarının tamamen durduğunu gösterdi ve acil organ nakli kararı alındı.
Denizli’den İzmir’e hızlı bir şekilde hareket eden ekip, aileden alınan doku örneklerinin uyumlu çıkmaması nedeniyle acil süreç başlattı. Sağlık Bakanlığı Ulusal Organ ve Doku Nakli Koordinasyon Sistemi’ne başvuruldu. Denizli’de beyin ölümü gerçekleşen bir hastanın ailesinin organ bağışını kabul etmesiyle uygun karaciğer bulundu ve ekip, karaciğeri Denizli’den İzmir’e getirerek ameliyathanede entübe bekleyen genç kıza başarılı bir şekilde nakletti. Ameliyat sonrası Medine bir hafta yoğun bakımda kaldı ve sağlık durumunun iyiye gittiği bildirildi. Baba Salih Coşkun ise tedavinin ardından eski sağlığına kavuştu.
“Çok fazla şükretmem gereken şeyin olduğunu anladım.” diye konuşan Medine, sağlık sorunuyla karşılaştığında organ bağışının önemini de kavradığını belirtti. Doktorlar, sağlığına kavuşması için büyük çaba harcadı; ailenin arayışları ve hastane ekiplerinin hızlı müdahaleleri bu süreçte kilit rol oynadı. Organ bağışı olmadan bugün hayatta olamayacağını ifade eden Medine, herkesin mantar yerken dikkatli olması gerektiğini ifade etti.
Nakil sürecini yöneten Opr. Dr. Bartu Çetin, Medine’nin karaciğerinin tamamen işlevsiz olduğunu vurguladı ve şu an organın正常 çalıştığını belirtti: “Denizli’den getirilen organ, ameliyat öncesi Medine’nin durumu entübe iken hızla hazırlandı ve taktık. Karaciğer değerleri 3000-4000 aralığından normale döndü.”
Baba Salih Coşkun da kızının nakline dair süreci anlatırken, oğlunun da gençlik yıllarında organ bağışına öncülük ettiğini paylaştı: “Oğlum, yaşarken organlarını bağışlamak istediğini söylemişti. Şimdi onun bu kararının ne kadar doğru olduğunu yaşayarak gördüm.”
Kaynaklar: AA / Tezcan Ekizler – Sağlık; Haberler.com