Kiloyu Yeniden Tanımlamak: GLP-1 İğnelerinin Günlük Yaşama Etkileri Üzerine DerinlemesineBir Bakış
Kiloyu yeniden tanımlamak: GLP-1 iğnelerinin günlük yaşama etkilerini derinlemesine inceleyen güvenilir bir rehber.
Gabriela, Covid sonrası kilolarından kurtulmak için sıkı bir diyet ve yoğun egzersiz programını denedi; fakat bazı kilo kaybı engelleri onun için nazikçe yerine oturmuştu. Rio de Janeiro’da yaşayan avukat, 76 kilo ve 1,69 metre boyunda olmasına karşın, farklı yöntemleri denese de istenen sonuçlara ulaşamadı. Arkadaşlarının deneyimlerinden cesaret alarak, reçetesiz olarak Ozempic iğnelerini edinmeye karar verdi ve kullanmaya başladı. Sonuçlar hayal kırıklığına uğratacak kadar hızlı geldi; kısa sürede anlamlı bir kilo kaybı gözleniyordu. “Biraz yemek yediğimde Büyük bir öğün hissi elde ediyormuşum gibi” sözleriyle anlatıyor bu zamanı; çevresinin kendisini tanımaması için takma bir ad kullanmayı tercih ediyor. Bugüne kadar bu ilaçları aralıklı olarak kullanmaya devam ettiğini paylaşıyor.
Biraz şişkinlik hissettiğimi hatırlıyorum diyerek devam ediyor Gabriela; zayıflama iğnelerinin obezite ve Tip 2 diyabet gibi durumları tedavi etmek için tasarlandığını söyleyen uzmanlar, bu ilaçların piyasaya sürülmesinin ardından popülaritelerinin nasıl arttığına dikkat çekiyor. GLP-1 taklitçisi olarak iştahı baskılayan bu ilaçlar, glukagon benzeri peptit-1 adı verilen bir hormonal etkiyle çalışıyor; bazı modeller ise iki hormon hedef alıyor. Genelde obezite veya diyabet riski taşıyan yetişkinler için reçete edilen bu ilaçlar, kilo vermek amacıyla kullanıldığında da yaygın hale geldi. Gabriela’nın kilosu başlangıçta BMI 26,6 olarak ölçüldü; bu, hafif kilolu kategorisine tekabül ediyor. Ancak kas yapısı göz önüne alındığında BMI’nin tek başına sağlığı belirlemediğini de uzmanlar vurguluyor.
“Bu ilaçlar kozmetik araçlar değildir” diyen Brezilya Endokrinoloji ve Metabolizma Derneği yöneticisi Simone van de Sande Lee, ilaçların onaylı tedaviler olarak sınıflandırıldığını hatırlatıyor. Dünyanın dört bir yanında pek çok insanın bu iğneleri estetik amaçla da kullandığını söyleyen uzmanlar, bu durumun yarattığı risklere işaret ediyor. TikTok ve Instagram’da iğnelerin öncesi ve sonrası paylaşımları görülebilirken, bazı ünlü isimler de bu konudaki açıklamalarını artırdı. Serena Williams gibi isimler bu tedavileri kullandığını kabul ederken, diğer bazı kişiler de nedenlerini “görüntüyü iyileştirme” olarak özetliyorlar.
İngiltere ve benzeri ülkelerde reçeteye dayalı erişim sistemleri bulunmasına rağmen, bazı online eczaneler bu iğneleri kolayca temin edebiliyor. Andrew adlı bir yönetici de benzer durumları deneyimlediğini anlatıyor; sadece bir değerlendirme formu doldurarak iğnelere eriştiğini ve tedavinin güvenliğiyle ilgili kontrollerin yeterince yapılmadığını ifade ediyor. 2024 başında Wegovy ve sonrasında Mounjaro’nun enjeksiyonlarıyla kilo vermeye başlayan Andrew, diyetine olan yaklaşımını değiştirmeye başladı; artık belirli sosyal etkinliklerden önce dozu atlayabiliyor ya da ara verebiliyor.
Nadir yan etkileri daha sık görebiliriz, diyen uzmanlar, ilaçların bazı hastalarda mide boşalmasını bozarak gastropareziye veya nadir olsa da görme sorunlarına yol açabildiğini belirtiyor. Gabriela’nın yaşadığı hafif mide ağrısı, yeme alışkanlıkları ve alkol tüketimine bağlı olarak ortaya çıktı. Ancak bu tedavilerin, kilo kaybı için gerçekten gerekli olanlar için tasarlanmış olduğunu unutmamak gerekiyor. İngiltere’de ve diğer ülkelerde bazı tedbirler, reçete dışı satışları ve güvenliği hedef alıyor.
Vücut kompozitinde değişiklikler ve uzun vadeli etkiler konusunda endişeler sürüyor. Uzun vadeli kullanımın yağ kaybıyla birlikte kas kaybına da yol açabileceği üzerinde duruluyor; bu durum zayıf kişilerde özellikle daha belirgin olabilir. Uzun vadeli kilo kaybı sonrası vücudun yeniden kilo alımına nasıl yanıt vereceği, mevcut araştırmaların odaklandığı önemli konulardan biri. Bu ilaçlar haftalık olarak kol, uyluk veya karın bölgesine uygulanıyor ve dozlar kademeli olarak artırılıyor. Gabriela ve Andrew, bazı toplumsal etkinlikler veya tatiller nedeniyle tedaviyi ara verdiklerini belirtiyorlar.
Psikolojik boyutlar de bu süreçte göz ardı edilmemelidir. Kilo verdikçe insanların mutluluk ve kabul görme hissi beklediğini söyleyen uzmanlar, bu duyguların çoğu zaman gerçekçi olmadığını ifade ediyor. Vücut kilo verdikten sonra açlık hormonlarının artması ve metabolizmanın yavaşlaması, kilo kaybını sürdürmeyi zorlaştırabilir. Bu nedenle tıbbi ihtiyaç doğmayan hastalarda sürekli kullanım için tasarlanan bu ilaçlar, yaşam boyu kullanım gerektirebilecek bir düzene işaret ediyor. Gabriela ve Andrew ise tedaviyi sürdürmeyi düşünmüyor gibi görünse de uzun vadeli bağımlılık konusunda net cevaplar vermekten kaçınıyorlar.