DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul °C
İstanbul
°C
°C
°C
°C
°C

Kayınvalideden Gelen Umut: Hüseyin Bağatur’un Böbrek Nakli Hikayesi

Hüseyin Bağatur’un böbrek nakli hikayesi: kayınvalideden gelen umut dolu bir yaşam hikayesi ve sevginin iyileştirici gücü.

08.11.2025
A+
A-

44 yaşındaki Hüseyin Bağatur, uzun süreli böbrek sorunları nedeniyle tedavi görürken, hayati bir karar için ailesinin desteğine ihtiyaç duydu. Yapılan ayrıntılı tetkikler sonucunda böbrek yetmezliği teyit edildi ve uygun bir çözüm aranırken, kayınvalidesi Hanife Bayram’ın böbreğini verebilmesiyle süreç hız kazandı.

KAYINVALİDE BÖBREĞİNİ VERDİ 19 Eylül’de Organ Nakil Merkezi Sorumlu Hekimi ve Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Halil Erbiş ile ekibi, kayınvalideden alınan böbreği damada başarıyla nakletti. Ameliyatın ardından hem sağlık ekibi hem de aile büyük sevinç yaşadı ve süreç sorunsuzce tamamlandı.

Kayınvalideden Gelen Umut: Hüseyin Bağatur’un Böbrek Nakli Hikayesi

Prof. Dr. Halil Erbiş, hastanın durumunu değerlendirirken, Hüseyin Bey’in yaklaşık 4-5 yıldır böbrek hastası olduğunu ve evde periton diyaliz yaptığını belirtti. “Böbrek fonksiyonları giderek kötüleşti ve nakil gerekli hale geldi. Ailemizin katkısı ve tarama sonuçlarının uygunsuz bir durum göstermemesiyle nakil süreci başlatıldı,” ifadesini paylaştı. Ayrıca şunu vurguladı: Bir insan tek böbrekle yaşayabilir, düzenli kontroller ve ilaçlarla hayatını sürdürebilir. Ancak tedaviye bağlılık çok önemli; ilaçları aksatmak geri dönüşümsüz sonuçlar doğurabilir.

Türkiye, organ naklinde ileri düzeyde olsa da kadavra nakillerinde gelişmeye ihtiyaç duyuyor. Organlar başka insanların yaşamını kurtarabilir. Damat ve damadın ailesinin bu adımı atması, toplumsal bağış bilincinin güçlenmesi gerektiğini gösterdi.

DAKİKALARLA GÖRÜŞÜLER Hanife Bayram, “Böbreğimi büyük damadıma verdim” sözleriyle duygularını paylaştı ve ameliyatın ardından umutlarını dile getirdi. “İnşallah güzel sonuçlar elde edildi. Allah herkese sıhhat versin; organ bağışı yapanlar güzel bir örnek olur,” dedi.

Hüseyin Bağatur, süreci şu sözlerle özetledi: “Yaklaşık 3 yıl periton diyalizi gördüm ve tedavi yeterli olmadı. Annem bu süreçte beni yalnız bırakmadı; herkes için en doğru karar verildi ve ameliyatımız gerçekleşti.” Artık sağlık durumunun iyileştiğini ve uzun vadeli uyumla yaşamına devam ettiğini aktardı. Ancak düzenli kontrollerin sürmesi gerektiğini ve ilaçlarını aksatmanın riskli olduğunu belirtti.

BİR ANNEMİN BİR EŞİMİN YANINDAYIM Sebahat Bağatur, annesi ve eşiyle yaşadığı bu süreçteki zorlukları anlattı. “İlk başta annem ve eşim benim için en büyük destek oldu; üç kardeşiz ve damatlarımız bu süreçte anlamlı bir yardım sağladı.” Diyaloglarda aile dayanışmasının ön planda olduğunu ifade etti. 3 yıl diyaliz sürecinin ardından düşünenlerin aklından geçen tüm negatif düşüncelerin geride kaldığını ve yeni bir başlangıcın umut verdiğini belirtti. Kaynak Ensonhaber

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.