DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul °C
İstanbul
°C
°C
°C
°C
°C

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Ekrem İmamoğlu Hakkında Soruşturması

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Ekrem İmamoğlu hakkında yürütülen soruşturmanın detaylarını ve gelişmelerini inceliyor.

27.03.2025
A+
A-

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Soruşturması

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu ve 99 şüpheli hakkında çeşitli suçlamalarla kapsamlı bir soruşturma başlatmış bulunmaktadır. Bu suçlamalar arasında “suç örgütü yöneticisi olmak”, “suç örgütüne üye olmak”, “irtikap”, “rüşvet”, “nitelikli dolandırıcılık”, “kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirmek” ve “ihaleye fesat karıştırmak” gibi ciddi maddeler yer almaktadır. Ayrıca, İmamoğlu ve İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat ile Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan’ın da aralarında bulunduğu 7 şüpheli, “PKK/KCK terör örgütüne yardım etmek” suçlamasıyla karşı karşıyadır.

Mahkeme Kararları ve Gelişmeler

Yolsuzluk soruşturması çerçevesinde, Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanması talep edilmiş, diğer şüphelilerden Ahmet Hamdi Çiçek ile Ahmet Talha Bilgin ise yurt dışına çıkış ve imza atma şartıyla adli kontrol tedbiriyle serbest bırakılmışlardır. İstanbul Nöbetçi 10. Sulh Ceza Hakimliği, İmamoğlu’nun “hukuka aykırı olarak kişisel verileri kaydetmek”, “rüşvet almak”, “kamu kurum veya kuruluşlarının ihalesine fesat karıştırmak” ve “suç işlemek amacıyla örgüt kurmak” suçlarından tutuklanmasının gerektiğini belirtmiştir.

Soruşturmada Yer Alan Deliller

Hakimliğin kararında, MASAK raporları, tanık ifadeleri, HTS incelemeleri ve ihale dosyalarındaki ön incelemeler sonucunda İmamoğlu’nun Beylikdüzü Belediye Başkanlığı döneminden itibaren yanında çalışan kişileri, İBB Başkanı olduktan sonra belediye birimlerinin ve iştiraklerinin başına atadığı vurgulanmıştır. Kararda, “Birçok belediye iştirakinde usulsüz ihaleler, doğrudan temin veya hizmet alımı nitelikli işler üzerinden ‘ihaleye fesat karıştırma’, ‘nitelikli dolandırıcılık’, ‘kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirme’, ‘rüşvet’ ve ‘irtikap’ eylemlerinin örgütlü bir şekilde gerçekleştirildiği” tespit edilmiştir.

Örgüt Yapısı ve Faaliyetleri

Örgüt liderinin, kendi çevresinde tartışılmaz ve karşı konulmaz bir otoriteye sahip olduğu ifade edilmiştir. Örgüt yöneticileri, gizli toplantılar düzenleyerek ihale verilecek şirketleri belirlemiş, yan teklif verecek şirketleri tespit etmiş ve ihale bedeli ile örgütün eline geçecek oranı kararlaştırmışlardır. Tahsildar pozisyonundaki kişiler, üst düzey yöneticilerin bu gizli toplantılarına katılarak veya doğrudan bu paraları örgüt yöneticilerine teslim etmekteydiler.

İhalelere Fesat Karıştırma İddiaları

İstanbul Nöbetçi 10. Sulh Ceza Hakimliği’nin kararında, “İmamoğlu liderliğinde, yöneticiliğini şüpheli Murat Ongun’un yaptığı Medya AŞ ve Kültür AŞ üzerinde yakın çevresi aracılığıyla birçok ihaleye fesat karıştırıldığı” belirtilmiştir. Kararda, hayali ihaleler aracılığıyla kamu zararına dolandırıcılık faaliyetlerinin gerçekleştirildiği, naylon faturaların kesildiği tespit edilmiştir.

Rüşvet ve İrtikap Faaliyetleri

İddialara göre, yöneticiliğini Fatih Keleş’in yaptığı yapı içinde “kasa” olarak tanımlanan iş adamlarına ihalelerde ayrıcalıklar tanınmış, rüşvet ya da irtikap yolu ile elde edilen gayrimenkuller bu iş adamlarının üzerine verilmiştir. Yine, iş adamlarından alınan “komisyon” adı altında paraların Keleş aracılığıyla tahsil edildiği ifade edilmektedir. İddialar arasında, yöneticiliğini Tuncay Yılmaz’ın yaptığı yapıda ise iş adamlarından temin edilen menfaatlerin, örgüt lideri İmamoğlu’nun ortağı olduğu şirketler üzerine kaydırılarak kişisel zenginleşmelerinin sağlandığı yer almaktadır.

Kişisel Verilerin Hukuka Aykırı Ele Geçirilmesi

Kararda, örgüt yöneticiliğini Ertan Yıldız’ın yaptığı yapıda, farklı belediye sınırlarında kalan bazı iş insanlarının para vermeye zorlandığı, para vermeyenlere idari yaptırımlar uygulandığı ve belediye iştiraklerinden ödeme alan iş adamlarının İmamoğlu’nun ortağı olduğu inşaatlara para aktarımında bulunduğu kaydedilmiştir. Ayrıca, İstanbul’da yaşayan vatandaşların kişisel verilerinin örgüt faaliyetleri kapsamında hukuka aykırı bir şekilde ele geçirildiği belirtilmektedir.

İhalelerdeki Usulsüzlükler ve Kamu Zararları

Kararda, “Vergi denetim raporları ve MASAK raporu ile 2021-2023 yılları arasında birçok ihaleye fesat karıştırıldığı” değerlendirmesi yapılmakta olup, bu ihalelerin yalnızca kendilerine yakın kişiler tarafından alınmasını sağladıkları ifade edilmektedir. Bu kişiler, dikkat çekmemek adına yanlarında çalışan kişiler adına birçok şirket açmıştır. Medya AŞ ve Kültür AŞ’den yüksek bedelli işler almışlardır.

Muvazaalı Sözleşmeler ve Kamu Zararları

İş verilen kişilerin sözleşmelere aykırı davranışları nedeniyle haklarında uygulanması gereken para cezalarının uygulanmadığı ve bu durumun kamu zararına yol açtığı tespit edilmiştir. Muvazaalı sözleşmeler ve hizmet alımları sonucunda, örgüt mensubu kişilerin yetkilisi olduğu şirketlere aktarılan paraların alt şirketler aracılığıyla örgütün tahsildarlarına yönlendirildiği belirtildi.

Sonuç ve Değerlendirme

Kararda, suç örgütü lideri Ekrem İmamoğlu ve yöneticilerinin emir ve talimatları doğrultusunda, hiyerarşik yapı içerisinde sürekli olarak suç işledikleri vurgulanmakta olup, MASAK raporları, tanık ve müşteki beyanları, HTS kayıtları ve tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde, şüphelinin üzerine atılı suçları işlediğine dair kuvvetli şüphelerin bulunduğu ifade edilmektedir. Bu nedenle, tutuklama sebeplerinin mevcut olduğu ve kaçma veya saklanma ihtimalinin yüksek olduğu belirtilerek, adli kontrol hükümlerinin yetersiz kalacağına kanaat getirilmiştir. Sonuç olarak, şüphelinin tutuklanmasına karar verilmiştir.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.