DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul °C
İstanbul
°C
°C
°C
°C
°C

İsrail Saldırısında Ailesini Kaybeden Marya’nın Gözyaşları: Tek Hayali Yeniden Görmek

İsrail saldırısında ailesini kaybeden Marya’nın gözyaşları ve tek hayali yeniden görmek. Bu dokunaklı hikayeyi keşfedin.

29.07.2025
A+
A-

İsrail’in Gazze’nin kuzeyindeki Cibaliya bölgesine düzenlediği saldırıda ailesini ve görme yetisini kaybeden 11 yaşındaki Marya Reyhan, hayata tutunmaya ve yeniden görmeyi arzulamaya devam ediyor. Saldırı sırasında ailesinin büyük bir bölümünü kaybeden küçük kız, yaşadığı travma ve kayıplar karşısında büyük bir şok yaşadı. Annesini, babasını, abisini ve ablasını kaybeden Marya, şu anda kardeşiyle birlikte, Şeyh Rıdvan Mahallesi’nde bir çadırda, dedeleri ve babaannelerinin gözetimi altında yaşıyor. Bu genç kızın hikayesi, savaşın ve şiddetin çocuklar üzerindeki yıkıcı etkisinin çarpıcı bir örneği olarak karşımıza çıkıyor.

Saldırıda şarapnel isabet etmesi sonucu bir gözünü tamamen kaybeden ve diğer gözünde %50 görme kaybı yaşayan Marya, yaşam mücadelesini sürdürüyor. Bacaklarından yaralanan ve koltuk değnekleriyle hareket eden kardeşiyle birlikte, birbirlerinin eli ve gözü olmaya çalışıyor. Bu iki küçük kardeş, yaşadıkları zorluklara rağmen, umutlarını ve hayallerini kaybetmeden, hayata tutunmaya devam ediyorlar.

Yaşadığı Derin Şok ve Kayıpların İzleri

Marya, yaşadığı büyük kayıplar ve travma sonrası psikolojik açıdan ciddi zorluklar yaşıyor. Hastanede geçirdiği zamanlarda, ailesinin ve kardeşlerinin ölümünü kabullenmekte zorlandığını belirterek şunları dile getiriyor: “Anne ve babamın öldüğünü, sadece kız kardeşimin kaldığını öğrendiğimde inanamadım, şok oldum. Annem, babam ve kardeşlerim olmadan hayatımı nasıl sürdürecektim? Çok büyük bir şok geçirdim. Sürekli, ‘annemi, babamı istiyorum’, ‘gözlerimi açmak istiyorum’ diye ağlıyordum.”

İşte bu acı olaylar, Marya’nın iç dünyasında derin izler bıraktı. Kardeşinin hayatta kalmasıyla birlikte, onun en büyük destek kaynağı haline gelen küçük kız, şunları söylüyor: “Yaşadığım şoktan sonra kız kardeşimin hayatta kalışına şükretmeye başladım. O benim tek dayanağım, konuşabileceğim tek kişi. Hamdolsun ki bir kardeşim hayatta.”

Gelecek Hayalleri ve Umutları

Gözlerini yeniden görebilmek, en büyük hayali olan Marya, savaş ve saldırıların onu ne kadar derinden etkilediğini anlatıyor: “Artık, annemin, babamın ve 2 kardeşimin sesini duymuyorum, onlarla oynayamıyorum. İsrail, beni arkadaşlarımla oyun oynamaktan bile mahrum etti. Ailemi ve görmeyi özlüyorum. Doktorlar tekrar göremeyeceğimi söyledi. Kardeşimle annesiz ve babasız nasıl yaşayacağımızı, tekrar görüp görmeyeceğimi düşünüyorum. Savaş bitecek mi, eskisi gibi okula gidebilecek miyim? Dışarı çıkıp tedavi olup yeniden görmek istiyorum.”

İşte Kardeşinin Durumu ve Aile Desteği

Hala Aişe Reyhan, Marya’nın yaşadığı büyük travmanın boyutlarını ve onun günlük yaşamını anlatıyor. “Bu küçük kız çocuğu, oyun oynamak onun da hakkı, o yüzden yeniden görmesini istiyoruz. Saldırıdan bu yana sadece hastaneye gidip geliyor. Lavaboya bile biz götürüyoruz, biz yediriyoruz, biz içiriyoruz. Arkadaşlarıyla oyun oynayamıyor. Bu çocuğun hayali, okula gitmek, arkadaşlarıyla oynamaktı. Şimdi hem gözünden oldu hem de tedavi olma hakkında mahrum edildi. Kendi işlerini kendisi görüyordu, o bile engellendi.”

Marya’nın halası, onun yaşadığı acıyı ve yaşadığı zorlukları şu sözlerle anlatıyor: “Anne ve babam beni neden bıraktı, annemi istiyorum. Yalnız nasıl yaşayacağım, annemin kucağını özledim, ben ne yaptım da onları benden aldılar?” Hastanede Marya’yı sakinleştirmeye çalışırken, onun iç dünyasında yaşadığı korkular ve endişeler de gün yüzüne çıkıyor. “Yeniden görememekten çok korkuyor. Sürekli saldırılar oluyor, yalnız kalmaktan korkuyor, hep yanında birilerini istiyor. Saldırı olduğunda titriyor ve dedesi ile babaannesine sarılıyor.”

Bu küçük kızın hikayesi, savaşın ve şiddetin çocuklar üzerindeki yıkıcı etkisinin en acı ve gerçekçi örneği olarak, insanların vicdanını sarsmaya devam ediyor. Onun ve kardeşlerinin yaşadıkları, barış ve güven ortamının ne kadar kıymetli olduğunu bir kez daha hatırlatıyor.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.