İbrice Limanı ve Saros Kıyıları İçin Kültürel Mirası Koruma Çağrısı: Tarihi Sit Alanı Olarak Ayrıntılı KorumaTalebi
İbrice Limanı ve Saros kıyılarının kültürel mirasını korumaya çağrı: Tarihi Sit Alanı olarak ayrıntılı koruma talebi.
Keşan’da yer alan İbrice Limanı’nın dalış merkezi olarak kullanılmasına yönelik inşaat çalışmaları kamuoyunda tepkilere yol açtı. Keşan Kent Konseyi Kent, Çevre ve Ekoloji Meclisi Yürütme Kurulu, limanın kontrolsüz inşaata açıldığını öne sürerek, bölgenin tarihi bir sit alanı olarak kayıt altına alınması gerektiğini vurguladı. Limanın geçmişten günümüze taşıdığı değer, dalış turizmi için önemli bir mekân olarak anılırken, planlanan çalışmaların kültürel mirasa zarar vereceği konusunda uyarılar yapıldı.
Grup, İbrice Limanı’nın ve Saros Körfezi kıyılarının bir bütün olarak “Tarihi Sit Alanı” kapsamında korunması gerektiğini belirtti. Yetkili kurumlar ve ilgili kuruluşlar için sorumluluk çağrısı yapılarak, ihmallerin hesabının sorulması ve sorumlular hakkında derhal işlemler başlatılması talep edildi. Açıklamada, limanın eski çağlardan beri bir liman olarak kullanıldığı hatırlatılarak, dalış merkezi ve eğitim faaliyetleri için kullanılmasının gurur verici olduğu ifade edildi; ancak mevcut süreçlerin tarihi mirasa zarar verdiği ileri sürüldü.
Açıklanan kaygılar arasında, kazı çalışmalarında ortaya çıkan 1.500 yıllık üç adet Pitos’un korunmadan betona gömülmesi ve bu değerli kalıntıların yok sayılması yer aldı. Ayrıca, Geç Antik Çağ’a ait bir duvarın hafriyat çalışmaları sırasında tahrip edildiği iddiası, bölgenin tarihsel dokusunun zarar gördüğünü gösterdi. Yerel tanıklar ve uzman görüşleriyle sabitlenen bu durumun, kültürel mirasın korunmasında yaşanan çelişkileri ortaya koyduğunu belirtti. 2023’te İtalyan Koyu’ndaki kale kazılarının 2024 ve 2025 yıllarında izinsiz sürdürüldüğü iddiaları da vurgulandı. Bu süreçlerin, arkeolojik çalışmaların yerine prefabrik yapılaşmaya yönelik izinlerle ilerlediği eleştirisini güçlendirdi.
Sonuç olarak, İbrice Limanı ve Saros Körfezi çevresinin bütünsel bir korunma çerçevesine alınması, “Tarihi Sit Alanı” statüsünün uygulanması talebiyle karara bağlanmalıdır. Yetkili mercilerin bu ihlalleri hesap vermesi ve sorumlular hakkında hızlı adımlar atması bekleniyor. Keşanlılar olarak tarihimize ve kültürel mirasımıza sahip çıkma çağrısı yinelenirken, yetkililerden de bu konudaki sorumluluklarını yerine getirmeleri bekleniyor.
Yetkililere yöneltilen sorular arasında şu noktalar öne çıktı: Bölge arkeolojik sit statüsünde iken inşaat ve yerleşim izni hangi kurumlar ya da kişiler tarafından verilmiştir? Dayanak raporlar mevcutsa kamuoyuyla neden paylaşılmamaktadır? Dahası, bu açık ihlaller neden basına ve ilgili makamlara bildirilmesine rağmen acil olarak ele alınmamıştır?