Gümüşhane’de Sirón Üretimi: Aile Dayanışmasıyla Yükselen Bir Lezzet Hikayesi
Gümüşhane’de sirón üretimi, aile dayanışmasıyla yükselen eşsiz bir lezzet hikayesi. Gelenek, emek ve tatları bir araya getirir.
Gümüşhane’nin yöresel tatlarından siron, Ali ve Havva Doğan çifti tarafından kendi imkanlarıyla yüzeye çıktı ve kısa sürede Organize Sanayi Bölgesi’nde kurdukları yeni tesisle üretim kapasitesini artırma hedefiyle yoluna devam ediyor. Yufka, sironun temelını oluşturan un, su ve tuzun bir araya gelmesiyle hazırlanıyor; demir saclarda pişirilen yufka katlanıp kurutularak uzun ömürlü bir şekilde saklanabiliyor. Aynı boyutta dairesel şekilde kesilen yufkalar, istenildiği zaman tepsi ya da tabaklarda yan yana dizilerek ısıtılıp üzerine sulandırılmış yoğurt ve tereyağıyla hizmete sunuluyor.
Siron üretimine 2010 yılında küçük bir imalathanede başlayan Gümüşhaneli çift, yufkaların kesilip kurutulmasının ardından paketleme aşamasını tamamlayarak kısa sürede satışlarını artırdı. Aile dayanışması yaklaşık 15 yıl sürdükten sonra artan talebe karşılık verebilmek için geçen yıl Organize Sanayi Bölgesi’nde 1.000 metrekarelik yeni bir tesise taşındılar ve tesiste sekiz kişiye istihdam sağlıyorlar. Üretilen sironlar sadece Türkiye’nin bazı şehirlerinde değil, Hollanda’ya kadar uzanan bir ithalat ağına sahip.
İşletmeci Ali Doğan, sironun bölgenin ve yöresel sofraların önemli bir parçası olduğunun altını çizdi ve şu sözlerle süreci özetledi: “Birlikte çalışmanın ve ailenin desteğinin değerini gördük. İlk zamanlar tepkilerle karşılaştık; ‘her evde yapılıyor, kime satacaksın?’ gibi soru işaretleriyle mücadele ettik. Ancak bu çelişkiler, bizim için bir başarı hikâyesine dönüştü. İlk beş yıl gerçekten zorlu geçti, fakat dayanışma sayesinde zorlukların üstesinden geldik.”
Doğan ayrıca KOSGEB desteklerinden faydalanarak mevcut projeleriyle üretim kapasitesini daha da artırmayı planladıklarını belirtti. “Ayakta duran bir işletmeye dönüştük” diyen Havva Doğan da eşine ortak olarak heyecanını paylaştı. O da, istihdam yaratmanın ve yöresel ürünü farklı kültürlere tanıtmanın kendileri için değerli bir deneyim olduğunu ifade etti.