Göz Hastalıklarında Yapay Zeka Entegrasyonu ve Klinik Uygulama Çıkarımları
Göz hastalıklarında yapay zeka entegrasyonu ve klinik uygulama çıkarımlarıyla tanı, tedavi ve takip süreçlerinde yenilikçi çözümler sunuluyor.
Birlikte çalışan yapay zeka sistemlerinin, bazı hastaların tıbbi sonuçlarını doktorla birebir görüşmeden önce değerlendirmeye yönlendirdiği durumlar, tedavinin sürecini ve görme sağlığını olumsuz etkileyebiliyor. Türk Oftalmoloji Derneği Yapay Zeka Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Mehmet Hakan Özdemir, bu riske dikkat çekiyor ve erken karar süreçlerinde insan hekimin rolünün kritik olduğunu belirtiyor. Aynı zamanda İstanbul Bezmialem Vakıf Üniversitesi Göz Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı olan Özdemir, Antalya’da düzenlenen sağlık kongresi kapsamında AA muhabirine açıklamalarda bulundu. Yapay zekanın tıpta, özellikle göz hastalıklarında giderek daha belirgin bir rol üstlendiğini, ancak hekimlerin doğru ve güvenli kararlar almak için yapay zekayı tamamlayıcı araç olarak kullanması gerektiğini vurguladı.
Göz hastalıklarının, teknolojinin yoğun kullanıldığı ve geniş hasta yelpazesine sahip bir bölüm olduğuna işaret eden Özdemir, yapay zekanın entegrasyonunun bu alanda öncelikli olduğunu ifade etti. Dernek olarak yapay zekayla çalışmaları ve projeleri desteklemeyi hedeflediklerini belirten Özdemir, özellikle yaşa bağlı makula dejenerasyonu, diyabetik retinopati ve diyabete bağlı göz içi kanamalarda yapay zekanın öne çıktığını söyledi. Yakın gelecekte yapay zekanın farklı tıbbi branşlarda hekimlerin yaşamına daha çok entegre olacağını belirtti; fakat şu an için hekimin yerine geçemeyeceğini vurguladı.
Yapay zekanın radyoloji, patoloji ve mikrobiyoloji gibi alanlarda da ciddi bir entegrasyon gösterdiğini, hekimlerin işini kolaylaştırdığını ifade eden Özdemir, coğrafi farklılıkların yapay zeka sonuçlarını etkileyebileceğini belirtti. Genel cerrahi ve çocuk cerrahisi başta olmak üzere birçok alanda aynı hızda benimsenen bir entegrasyonun olmadığını söyleyen Özdemir, yapay zekanın “doğru sonuçlar” verebildiğini; ancak hastaya bütüncül bir yaklaşımın şart olduğunu vurguladı. Teşhisin erken konulması halinde, basit müdahalelerle birçok durumda tedavinin kolaylaştığını söyledi. Ancak şu anda hekimin kontrolünün ve doğrulamanın vazgeçilmez olduğunu belirtti. İçtün: Diyabetik retinopati örneğinde erken teşhis, etik bir bakışla bile çok yüksek doğruluk payı sunmasına rağmen, hastanın laboratuvar verileri ve şikayetlerini kendiliğinden analiz eden bir sistemin tek başına yeterli olamayacağını yineledi.
Kaynaklar: AA / Ayşe Yıldız; Sağlık Kaynak: Haberler.com