DOLAR 17,9331
EURO 18,4099
ALTIN 1.039,38
BIST 2.864,25
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 30°C
Açık
İstanbul
30°C
Açık
Paz 26°C
Pts 29°C
Sal 29°C
Çar 30°C

Düşüncesi Bile Güzel: Filmi veya Dizisi Olsa da Doya Doya İzlesek Dediğimiz 15 Oyun

04.08.2022
A+
A-

Bu zamana kadar pek çok oyunun dizi ve film uyarlamasına şahit olduk. Arcane, Sonic derken birçok başarılı iş ile karşılaşmış olsak da, oyun uyarlamaları genel anlamda yetersiz kalıyordu ve oyuncuları tatmin etmeyi başaramıyordu.

Önümüzdeki yıllarda ise bu durumun değişeceğini ve onlarca yeni oyun uyarlamasıyla karşılaşacağımızı rahatlıkla söyleyebiliriz. Bizler de, dizisi ya da filmi olsa da izlesek dediğimiz oyunlardan yeni bir liste hazırladık. O hâlde, listemize geçelim.

Keşke filmi veya dizisi olsa da izlesek dediğimiz oyunlar:

Crysis Dark Souls Dishonored Doom Dying Light Frostpunk Heavy Rain Hellblade League of Legends Mafia Mass Effect Prototype Starcraft Watch Dogs The Witcher

Nanozırhınızı son bir defa kuşanın: Crysis

İnsanlığın, uzaylılara karşı mücadele ettiği filmlerin modası geçmiş olsa da; Crysis serisinden hepimizin severek izleyeceği bir bilim-kurgu üçlemesi çıkabilir. Nanozırh ve ikonik ‘’Maksimum zırh, güç, hız ve gizlilik’’ modları ile birlikte; süper askerlerin, uzaylılarla savaştığı bir film serisine kim hayır diyebilir ki?

Derin ve karanlık bir evrene yelken açacağınız atmosferik bir yapım: Dark Souls

Çoğu kişi tarafından bilinmese de, Souls evrenlerinin oldukça derin hikâyeleri vardır. Oyunlarda bu hikâyelerin sunumu farklı bir yoldan tercih edilse de, filmler aracılığıyla izleyiciye bu derin hikâye yansıtılabilir. Mükemmel atmosferi ve düşman tasarımlarıyla da öne çıkan Dark Souls serisi, sinema dünyasında kendi evrenini oldukça başarılı bir şekilde temsil edebilecek bir karanlık fantezi ürünü. Akıllarda tek soru, acaba izlemesi de stresli olur muydu?

Corvo’yu bir de beyaz perdede görelim: Dishonored

Dishonored’ın intikam hikâyesi, ilk bakışta birazcık sıradan gelebiliyor. Fakat, oyunun ‘Steampunk’ evreni ile oyuncuya sağladığı özgürlük ve çeşitlilik de güzel bir şekilde uyarlanabilirse mükemmel bir yapım ile karşılaşma olasılığımız oldukça yüksek. Ayrıca diğer gizlilik oyunlarına nazaran içerisindeki doğaüstü güçler ile de izleyicilerin ilgisini çekebilecek bir yapıya sahip.

Tek korktukları şey… Sensin: Doom

Cehennem ordularının dünyayı istila etmiş olduğu bir evrende boyutlarası iblis avına çıkıp dünyayı kurtarmaya giden tek bir kişi, Slayer. Adeta ‘İblislere cehennemi dar etmek’ cümlesine tamı tamına uyan Doom serisi, aynı zamanda Wolfenstein 3D ile birlikte ‘FPS’ dediğimiz türün temellerini atan bir oyun olduğu için oyun dünyasındaki önemi de oldukça büyük. Bu ünlü seri arkada bolca rock ‘n’ roll müziğiyle vahşet dolu güncel bir aksiyon filmini hak ediyor.

Bir tane de zombi filmi koymak lazım araya: Dying Light

Dying Light, kendisini sıradan zombi içeriklerinden ayırabilecek eşsiz bir özelliğe sahip. Açık dünyasının devasa bir parkur alanı olması ve bu mekaniğin oyuna eğlenceli bir şekilde uyarlanabilmesi. Bu parkur sistemi, filme de başarılı bir şekilde yansıtılabilirse diğer zombi filmlerinden çok daha aksiyonlu ve sürükleyici bir hikâye ile karşılaşabiliriz.

Kıyamet sonrasını konu alan duygusal bir hayatta kalma mücadelesi: Frostpunk

Frostpunk, tepeden bakmalı kamerası ve stratejik yapısına rağmen; oyuncuya, verdiği kararların ağırlığını ve sonuçlarını duygusal yönden hissettirmeyi çok başarılı bir şekilde yapan bir oyun. Peki, ya bu toplumsal hayatta kalma oyunu bir dizi olarak karşımıza çıksaydı? Buzlar altına gömülmüş bir dünyada, hayatta kalan son topluluğun yöneticisini konu alacak olan bir dizi… Bu topluluğun hayatta kalmak için yapacağı fedakarlıkların güzel bir şekilde işleneceği bir yapıma kim hayır derdi ki?

Zaten başlı başına bir film gibi; ama, korku tarafına ağırlık verilebilir: Heavy Rain

Oyun dünyasındaki en etkileyici hikâyelerden bir tanesine sahip olan Heavy Rain, oyuncuyu psikolojik bakımdan etkilemeye çalışıyor ve bunu başarılı bir şekilde yapıyordu. Heavy Rain, daha çok dedektiflik ve psikolojik gerilime odaklanan bir yapımdı. Polisiye tarafının yanı sıra; korku dozu da arttırılırsa, çok sürükleyici duygusal bir hikâye izleyebiliriz.

İskandinav mitolojisini konu alan bir psikolojik gerilim: Hellblade

God of War, Assassin’s Creed Valhalla ve Valheim derken, İskandinav mitolojisininin birçok oyun tarafından kullanıldığına şahit olduk. Hellblade ise, kendisini bu oyunlardan ayıran bir özelliğe sahip. Karanlık ve ruhsal bir öyküyü konu alıyor. Bu temadan çıkmış ve psikoloji odaklı bir bulmaca oyunu olan Hellblade, başarılı öyküsü ve ilgi çekici hikâyesiyle oyuncuyu kendisine bağlamayı başarıyordu. Peki, şöyle gerilim ve zorluk dolu bu hikâyeyi, etraftaki on binlerce liralık devasa hoparlörlerden sürekli gelmekte olan gerçekçi fısıltılar ile birlikte sinemada izlemek fena mı olurdu?

Lütfen hemen kızmayın, önce bir dinleyin: League of Legends

League of Legends, basit ve çok popüler bir çevrimiçi oyun olarak gözüküyor olabilir; fakat, içerisinde devasa bir evren ve ilgi çekici karakterler barındıran bir dünyadan oluşuyor. Runeterra evreni, detayla işlenmiş ve yüzlerce muhteşem hikâyeye ev sahipliği yapan bir yer. Oyun içerisinde hikâye tarafına pek ağırlık verilmemiş olsa da, Riot Games tarafından Netflix’te yayımlanan Arcane dizisi, verebileceğimiz başarılı hikâye örneklerinden bir tanesi. Arcane ile birlikte neler yapabileceğini gösteren Riot, bizlere bir Mordekaiser dizisi çekse fena mı olurdu sanki?

Biraz da suç dünyası: Mafia

Mafya hikâyelerinin sinema dünyasında modası geçse de, Mafia serisinin (üçüncü oyun hariç de diyebiliriz şuna) geçmez. En baştan konu alacak ve oyuncu seçimleriyle serinin özüne sadık kalacak bu hikâyeyi kim izlemek istemez ki? Suç dünyasını anlatan ve 1930’lü yılları anlatan güzel bir dizi hepimizi memnun ederdi.

Gelmiş geçmiş en başarılı bilim-kurgu evrenlerden bir tanesi: Mass Effect

BioWare’in oluşturmuş olduğu Mass Effect evreni, şüphesiz ki gelmiş geçmiş en iyi bilim-kurgu evrenlerden bir tanesi. Peki, bu evreni konu alan bol sezonlu bir dizi görmek istemez miydiniz? Serinin dizi haklarının Amazon’a ait olduğunu biliyor olsak da, henüz yapım aşamasında olduğuna dair herhangi bir resmî bilgi yok.

Gizem dolu bir hikâye: Prototype

Hafızası silinmiş olan Alex Mercer’in ‘Prototype’ olarak uyanması ve kirli deneyler sonucu üstün güçlere sahip olmasıyla, ona bunu yapanlara karşı verdiği intikam hikâyesini bizlere aktaran oyun, güzel bir filme konu olabilir. Ayrıca, Activision’dan da yeni bir Prototype oyunu görsek hiç fena olmaz doğrusu.

Blizzard’ın eserlerinden: Starcraft

Blizzard Entertainment’in başarılı oyun serilerinden bir tanesi olan Starcraft, oldukça derin bir evrene ev sahipliği yapan bir strateji oyunu. 2016’da, World of Warcraft’ın filmiyle karşılaşmıştık. Starcraft’ın neden kendisine ait bir filmi olmasın ki?

Bir tane de Ubisoft’tan: Watch Dogs

Aiden Pearce’in hikâyesini konu alan ilk Watch Dogs oyunu, aklımızda ortalama bir yapım olarak kalmıştı. Buna rağmen, oldukça ilgi çekici bir ana karaktere sahipti. Kendisini intikama adamış bir kanunsuz suç savaşçısı olan Aiden, aynı zamanda çok başarılı bir hacker olarak karşımıza çıkıyordu. Aiden, dövüş konusunda da idare eder diyebileceğimiz bir düzeydeydi. Batman temasında bir film ile hack konseptini birleştirmek çok iyi bir fikir olabilir.

Dizisi kitaplardan, biz oyunun filmini veya dizisini istiyoruz: The Witcher

The Witcher evreni, Polonyalı bir yazar olan Andrzej Sapkowski’nin yazdığı kitaplarla oluşturulan bir evren. Kitaplar önceden de oldukça popüler olsa da; CD Projekt, bu evrenin dünya çapında bir marka hâline gelmesi yönündeki en büyük rolü oynayan şirket. Witcher oyunlarının dünya çapındaki başarısı ve oyuncular tarafından bu kadar sevilmesi, en büyük etkenlerden bir tanesi. Hâli hazırda bir Netflix dizisi mevcut; ama, bu dizinin oyunlarla herhangi bir ilgisi olmadığını ve kitapları konu aldığını (Ya da almaya çalıştığını) biliyoruz. Witcher oyunları ise, kitapların sonrasını konu alıyor. İlk Witcher oyunu, ciddi anlamda eski olsa da; içerisinde muhteşem detaylı bir hikâye barındırıyor. Witcher oyunlarını en baştan konu alacak bir dizi veya film, çok güzel olabilirdi doğrusu.

An itibariyle, keşke dizisi veya filmi olsa da doya doya izlesek dediğimiz 15 oyunluk listemizin sonuna geldik. Bir önceki içeriğimizde; Skyrim, Red Dead Redemption, Max Payne ve Metro olmak üzere birçok oyuna zaten yer verdiğimiz için, bu içeriğimizde tamamen farklı oyunları seçmeye özen gösterdik. Peki, sizler hangi oyunun filmini veya dizisini görmek isterdiniz? Ayrıca, önceki içeriğimize de hemen aşağıdan ulaşabilirsiniz.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.