DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul °C
İstanbul
°C
°C
°C
°C
°C

Disleksi: Öğrenme Güçlüğünün Tanı ve Okuma Üzerindeki Etkileri

Disleksi: öğrenme güçlüğünün tanısı, etkileri ve okuduğunu anlama ile okuma üzerinde oluşan farklar hakkında kısa, bilgilendirici bir özet.

18.12.2025
A+
A-

Disleksi, özellikle ilkokullarda ve sınıflarda karşılaşılan bir öğrenme güçlüğüdür. Dünya genelinde yapılan çalışmalar, disleksi prevalenceinin yaklaşık olarak yüzde 10 civarında olduğunu göstermektedir. Türkiye’de de benzer oranlar gözlemlenmekte, özellikle her sınıfta bir veya birkaç öğrenciyle karşılaşılabildiği belirtilmektedir. Ülkeler arasında oranlar farklılık gösterebilse de, bu durum nörogelişimsel bir farklılık olduğundan tanı ve eğitimin kalitesinin etkili olduğu vurgulanmaktadır.

Disleksi sadece bir zeka problemi değildir; normal veya üstün zekalı kişilerde de görülebilir ve okuma becerilerinde belirgin zorluklar yaratabilir. Genellikle birinci sınıfta başlayan okumayı zor öğrenme, harfleri tersten yazma veya okurken kelimeleri karıştırma gibi belirtiler ortaya çıkabilir. Ayrıca kelimeleri okurken sonlarına ek getirme veya kelimelerin harflerini yer değiştirme durumları da görülebilir. Bu tür belirtiler toplum içinde disleksiye işaret edebilir ve okullardaki değerlendirmelerde dikkatli olunmasını gerektirebilir.

Çocuklar ve ergenler için doğru yönlendirme büyük önem taşır. Disleksi’nin eğitim sürecindeki etkileri yalnızca bireyin zorluklarıyla sınırlı değildir; aileler ve öğretmenler için de farkındalık ve uygun yönlendirme gerektirir. Uzmanlar, çocuk ergen psikiyatristleriyle iletişim halinde olmayı ve gerektiğinde başvuruların erken yapılmasını önerirler. Bu süreçte, eğitim kalitesinin ve yaklaşımın rolü kritik bir faktördür.

Gelişen bilimin ışığında, dünya genelinde ve Türkiye’de disleksiyle yaşayan bireylerin sayısı hakkında güvenilir bazı veriler bulunmaktadır. Buna göre, uluslararası veriler para biriminden bağımsız olarak çocukların öğrenme süreçlerinde disleksinin yaygın olduğuna işaret ederken, okul içinde de dikkat çekici bir görünüm sergilemektedir. Kaynaklar, haber ajansları ve sağlık bilimi platformları ile birleşerek, aileleri ve eğitimcileri bilinçlendirmektedir.

Not: Disleksi tanısı için çoğunlukla çocuk ergen psikiyatristlerinin katılımı gerekmekte olup, bu süreçte erken tanı ve müdahaleler fayda sağlar. İlgili gözlemler ve belirtiler fark edildiğinde profesyonel destek almak önemlidir.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.