Dokuyan Ellerin Sesleri: Cicim Dokumasıyla Geçmişten Gelen Desenler Günümüzde Yaşatılıyor
Dokuyan Ellerin Sesleriyle Cicim Dokuması, geçmişten gelen desenleri günümüzde yaşatan zengin bir kültür yolculuğu.
Tekirdağ’ın Saray ilçesine bağlı Küçükyoncalı Mahallesi’nde kadınlar, cicim dokuma geleneğini tezgâh başında yeniden canlandırıyor. Yaklaşık bir dekadyadan fazladır süregelen bu çalışma, annelerin ve ninelerin sandıklarında saklı kalan motifleri gün yüzüne çıkarıyor. 13 kadından oluşan ekip, geçmişin desenlerini günümüzün kullanım eşyalarına uyarlayarak çanta, heybe, yolluk ve benzeri ürünler üretiyor; böylece hem geleneksel sanatın izini sürüyor hem de kadınların üretime katılımını güçlendiriyor.
SANDIKLARDAN ÇIKAN DESENLER TEZGÂHLARA TAŞINIYOR— Atölyedeki kadınlar, aile büyüklerinden miras kalan desenleri inceleyip özgün motifleri günümüze taşıyor. Cicim dokuma tekniğiyle yeniden işlenen motifler, yeni ürünlere dönüştürülüyor. Kurs öğreticisi Kaniye Okan, yaklaşık 10 yıldır bu sanatla uğraştıklarını ve 13 kadının dayanışmasıyla çalıştıklarını belirtiyor.
Okan, annelerinin ve babaannelerinin sandıklarından çıkan eski motifleri günümüz ürünlerinde kullanırken yalnızca estetik amaç güdmediklerini vurguluyor. Pıtrak, koçboynuzu, eli belinde, üç güller ve suyolu gibi desenler geçmişten bugüne taşıdığı anlamlarla dikkat çekiyor. Pıtrak nazar ve kötü bakışlardan korunmayı simgelerken, “eli belinde” bereket ve doğurganlığı temsil ediyor. “Üç güller” sevinç ve özlemi; “suyolu” ise saflık, bedensel ve ruhsal sağlıkla ilişkilendiriliyor.
“DOKURKEN SUYUN AKIŞINI HİSSEDİYORUZ”— Dokumaların içinde yer alan koçboynuzu, güç ve kahramanlığı, suyolu ise saflık ve sağlık temalarını çağrıştırıyor. Okan, dokuma sırasında motiflerin taşıdığı anlamları hissedebildiğini söylüyor ve “sanki dereden su akıyormuş gibi bir rahatlama yaşıyoruz” diye ekliyor. Bu kültürün daha çok kişi tarafından öğrenilmesini ve gelecek nesillere aktarılmasını isteyen grup, atölyeyi herkese açık tutuyor.
AMAÇLARI GELENEĞİ ÇOCUKLARA ÖĞRETMEK— En önemli hedeflerden biri, cicim dokuma sanatını genç kuşaklarla buluşturmak. Öğrencilerin de bu gelenekle tanışması halinde geleneğin kuşaklar arası aktarımının güçleneceğini düşünen Okan, okullardaki öğrencilerin de dokumayı öğrenmesi halinde mirasın geleceğe aktarılacağını ifade ediyor.
KADIN EMEĞİ KÜLTÜREL MİRASLA BULUŞUYOR— Küçükyoncalı’da tezgâh başında yürütülen çalışmalar, yalnızca bir el sanatı korumakla kalmıyor; aynı zamanda kadın emeğini üretime katıyor ve kültürel mirası günlük yaşamın parçası hâline getiriyor. Her bir ürün, geçmişte yaşayan kadınların hafızasını taşıyarak geleceğe taşınıyor. Tekirdağ Tarım ve Orman İl Müdürlüğü yetkilileri de atölyeyi ziyaret ederek çalışmalarını yerinde inceledi ve geleneksel dokuma sanatının korunmasıyla kadınların üretime yöneliminin önemini vurguladı. Kaynaklar: İhlas Haber Ajansı (İHA), Ensonhaber.