2026’da Prim Borçlularının Sağlık Hakkı: Yeni Düzenlemeler ve Beklentiler
2026’da prim borçlularının sağlık hakkını yeni düzenlemeler ve beklentiler ışığında inceleyen kapsamlı bir özet.
Türkiye’de Genel Sağlık Sigortası (GSS) ve Bağ-Kur prim borcu bulunanlar için 2026 yılı, sağlık hizmetlerine erişim açısından önemli bir kırılma yarattı. 31 Aralık 2025 tarihinde süre dolan geçici düzenlemenin yenilenmemesiyle, prim borcu olanlar devlet ve üniversite hastanelerinde muayene olamıyor; reçeteli ilaçları ise temin edemiyordu. Böylece borçlular ve bakmakla yükümlü olduğu aile bireyleri, devlet hastanelerinden ücretsiz yararlanma hakkını kaybetti.
Geçmiş yıllarda prim borcu olanların sağlık hizmetlerinden yararlanabilmesi için her yıl geçici düzenlemeler yapılmıştı; 2025 yılında ise bu kapsamda borçlular devlet hastanelerinde tedavi olabiliyor, ilaçlar ise tam ücretle karşılanıyordu. Ancak bu geçici düzenlemenin süresi 31 Aralık 2025’te sona erdi ve 2026 için henüz yeni bir Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi yayımlanmadı.
Sosyal güvenlik uzmanı Özgür Erdursun: BBC Türkçe’ye yaptığı açıklamada, “GSS ve Bağ-Kur prim borcu olan kişiler şu anda sağlık hizmetlerinden yararlanamayacaklar. Bu muafiyet her sene uzatılıyordu, bu yıl ise ilk kez uzatma yapılmadı,” dedi. Erdursun, 2016 sonrası GSS ve Bağ-Kur prim borcu olanların sayısını yaklaşık 2-3 milyon civarında olarak tahmin ediyor. 2016 öncesine ait borçlar silinmişti ve buna ilişkin uygulama TBMM’de 24 Aralık’ta kabul edilen bir düzenleme ile yürürlüğe girmişti.
GSS prim oranı brüt asgari ücret üzerinden yüzde 3’ten yüzde 6’ya yükseldi; 2025 yılında aylık 780 TL olan prim, 2026’da 1.560 TL’ye çıktı. 1 Ocak 2026 itibarıyla uygulanacak yeni asgari ücretle bu tutar aylık 1.981 TL olarak belirlendi. Kimin prim ödemek zorunda olduğuna gelince, Türkiye’de ikamet eden ve herhangi bir sosyal güvencesi bulunmayan geniş bir kesim GSS kapsamındadır. 1 Ocak 2012’den itibaren zorunlu olarak GSS’de bulunan vatandaşlar, işsiz veya öğrenci olduğunda da GSS kapsamına girebiliyorlar. Hane halkında evli çift işsiz olduğunda, içlerinden birinin prim ödemesi gerekiyor; ancak hane başına gelir asgari ücretin üçte birinin altında ise prim ödeme zorunluluğu bulunmuyor. Erdursun’a göre bu durumda milyonlarca kişinin primleri devlet tarafından karşılanıyor. Ayrıca sağlık hizmetlerinden yararlanabilmek için başvuru tarihinde borcun 60 günden fazla olmaması şartı bulunuyor; 60 günü aşan borçlar yapılandırılmadığı sürece ödenemiyor. Tecil ve taksitlendirme süreçleri devam edenler ise bu durumu istisna olarak kapsamıyor.
Kaynaklar: Haberler.com ve BBC Türkçe röportajları