DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul °C
İstanbul
°C
°C
°C
°C
°C

Zeynep Aslan yazdı: “Romancı Erkek midir Kadın mı?”

05.03.2021
A+
A-

“Doğu kültüründe dişil ve eril, iyi ve kötüyle ilişkilendirilmez. Kadın ve erkeğe âit özelliklerden bahsederken doğru vurgu her birinin diğerini tamamladığı, biri olmadan diğerinin eksik kalacağıdır. Dahası, erkeksi aklın ürettiklerinin, kadınsı bir kalp ve duygularla bütünleşmesiyle rûhî olan yaratıcılık mekânını oluşturmaktır…”

Erkek romancı ve kadın roman kahramanlarını, Editör ve Kerim Vakfı’nın kurucu kurul üyesi Zeynep Aslan yazdı…

“Romancı, eserin genişliği ile içindeki figürlerin zenginliği göz önünde bulundurulduğunda, bir evren yaratan, kendi kişileriyle, kendi yerçekimi kanunlarıyla kendine âit bir dünya kuran ve yanına da kendine âit yıldızlı bir gökyüzü koyan kişidir.” – Stefan Zweig

Batı medeniyetinin ürettiği en büyük sanatlardan biri olan romanın ortaya çıkışı, felsefede Descartes ve Locke’a, bilim alanında Newton’a denk geliyordu. Özelikle 19. yüzyıl gerçekçi romanında romancının işi sevinçleri, üzüntüleri, tutkuları, hayâlleri, duygu ve düşünceleriyle insanı ve toplumu dile getirmekti. Romanı roman yapan îcat ettikleri karakterler oldu. Romancı karakterini kurguladığı manzaraya yerleştirdi, olaylarla çevirdi. Böylelikle her nazar kendi manzarasını oluşturdu ve bu karakterler tutkuyla okunan, ölümsüz, hayâlî kahramanlara dönüştüler. Don Quiote, Robinson Crusoe, David Copperfield, Anna Karenina, Madam Bovary, Werther, Bihter, Hayri İrdal, İnce Memed, Feride, Selim Işık, bir düşüncenin, bir niteliğin, soyut birer kavramın sembolleri sayıldılar. Bununla beraber “Bovarizm”, “Werther etkisi”, “Don Kişotluk”, “Oblomovluk” gibi insanlık tutumları da doğmuş oldu.

Romancılar içinde yaşadıkları toplumu sosyologlardan, ekonomistlerden, tarihçilerden çok daha derin bir biçimde anlatmayı başardılar. Alexandre Dumas’ya göre romancının yarattığı kanlı-canlı insanların yanında tarihçinin insanları âdeta hayâlet kalıyordu. 

YAZININ TAMAMINI BURAYA TIKLAYARAK OKUYABİLİRSİNİZ…

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.