DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul °C
İstanbul
°C
°C
°C
°C
°C

Yarım Asırlık Çay Ocağı: Ankara Kalesi Çevresinde Geleneksel Lezzet ve Dedenin Mirası

Ankara Kalesi çevresindeki tarihi çay ocağı: geleneksel lezzetler, sıcak sohbetler ve dedenin mirasıyla yarım asırdır süren samimi bir deneyim.

29.09.2026
A+
A-

Altındağ’da Ankara Kalesi’nin eteklerinde hizmet veren küçük bir çay ocağı, 1961 yılından bu yana aynı işini sürdüren Cemal Yurtaşan’ın öyküsünü canlı tutuyor. 76 yaşındaki işletmeci, mesleğini sürdürme azmini şu sözlerle özetliyor: “Ben ölene kadar işimi yapayım.”

Çocukluğundan itibaren babasının yanında çalışarak çay bardaklarını toplama görevini üstlenen Yurtaşan, 1997 yılında babasının vefatının ardından kepengi eline alıp dükkanı devralmış. O günden beri geleneksel bir çay_evini, hikâyesini ve mekânın dokusunu koruyarak işletiyor.

Eskiden bu caddeden geçilmezdi diyen Yurtaşan, zaman içinde çevrenin büyük bir değişim yaşadığını anlatıyor. Hamamönü’nden taşınan fabrikalar, toptancılar ve atölyeler farklı yönlere savrulmuş; bugün ise Ankara Kalesi’ni ziyaret eden turistlerden gelen taleplerle çay ve kahve ikramı yapıyorlar. Aileye ait bu dükkân, ziyaretçilere yöresel bir mola sunuyor.

İşletmenin duvarlarındaki asırlık aynaları değiştirmeyen, dükkanı kahvehane geçmişinden bu yana aynı kimlikle koruyan Yurtaşan, ailesiyle ilişkili mal varlıklarını da tek kişilik kararlarla değil, ailenin ortak mirasıyla yönettiğini belirtiyor. Şimdiki söyleşi, onun “ölene kadar çalışacağım” sözünün ardındaki kararlılığı bir kez daha gözler önüne seriyor.

Çay evinin geçmişi ve bugününü bir araya getiren bu sohbet, Ankara Kalesi çevresinin dönüşümünü ve geleneksel bir mesleğin nasıl korunabildiğini sade ve samimi bir dille aktarıyor.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.