Yanak Şişliğine Yol Açan Tükürük Bezi Taşları: Kapalı Yöntemlerle Korunarak Tedavi
Yanak şişliğine yol açan tükürük bezi taşlarını kapalı yöntemlerle güvenli tedavi ve korunma yöntemleriyle ele alınan rehber niteliğinde içerik.
Yemek yerken yanaklarda oluşan şişliklerin nedeni genellikle tükürük bezine bağlı taşlar olabilir. Özellikle yemek sonrasında artan ağrı ve şişlikler bu hastalığın karakteristik belirtileri arasında yer alır. Medipol Mega Üniversite Hastanesi’nden Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanları Doç. Dr. Gökhan Altın ve Doç. Dr. Necdet Özçelik, modern kapalı cerrahi tekniklerle taşları organ korunarak çıkarmanın mümkün olduğunu söyledi. Bu yöntemle tedavi edilen 47 yaşındaki Zekeriya Aydın da sağlığına kavuştu.
“4 taş tespit ettik, kırarak çıkardık” şeklinde konuşan Doç. Dr. Gökhan Altın, hastanın uzun süredir özellikle yemeklerden sonra yanaklarında artan şişlik ve dayanılmaz ağrılar yaşadığını belirtti. Muayene sırasında kanal ağızında iltihaplı akıntı görüldüğünü ve ultrason ile tomografi sonuçlarında ardışık dizilmiş dört adet tükürük bezi taşı tespit edildiğini açıkladı. Enfeksiyonu kontrol etmek için önce antibiyotik tedavisi uyguladıklarını ifade eden Altın, iltihap kontrolünün ardından sialendoskopi ameliyatını planladıklarını belirtti.
Damarlara ve sinirlere zarar verilmeden gerçekleştirilen operasyonun hastaya özel olarak uzun sürdüğünü vurgulayan Altın, taşların büyüklüğü nedeniyle doğrudan çıkartılamadığını, kırılarak parça parça çıkarıldığını kaydetti. Yaklaşık 4,5–5 saat süren ameliyatın ardından kanal içine silikon stent yerleştirildi ve bir hafta sonra çıkarıldı. Hasta şu anda oldukça memnun.
Hastalığın orta ve ileri yaşlarda daha sık görüldüğünü söyleyen Altın, geçmişte bu tür ameliyatların boyun bölgesinde kesiyle yapıldığını, ancak günümüzde ağız içinden geçilerek, önemli damar ve sinirlere zarar vermeden daha konforlu bir şekilde gerçekleştirilebildiğini belirtti.
Kapalı yöntemle organ korunarak tedavi mümküne olanak sağlayan sialendoskopi, kanal içinden taşlara ulaşılıp lazer veya pnömatik yöntemlerle parçalanıp çıkarılmasını mümkün kılar. Böylece bezin korunması sağlanıyor. Taş oluşumunun kesin nedeni net olmamakla birlikte ağız hijyeninin etkili olabileceği düşünülse de tek başına belirleyici değil.
Ameliyat sonrası sürece değinen Doç. Dr. Özçelik, “Kanal içine yaklaşık 1 mm çapında silikon bir tüp yerleşiyor. Bu tüp 7–10 gün boyunca kalıyor ve ya kendi kendine düşüyor ya da biz alıyoruz” dedi.
Zekeriya Aydın ise süreci şu sözlerle anlattı: “Tükürük bezlerimde taş vardı ve yemeklerden sonra yüzüm inanılmaz derecede şişiyordu. Kulak memesini bile göremeyecek hâle geliyordum. Ağrılarım çok yoğundu. Gökhan Hocam’a başvurdum; bana uzun süredir yaşadığım sıkıntıdan kurtulmamı sağladı. Şifa bulduğum için çok minnetliyim.”