Unkapanı Değirmeni’nin Yeniden Doğuşu: Tarih ve Üniversiteyle Bütünleşen Kültürel Miras
Unkapanı Değirmeni’nin yeniden doğuşu: Tarih ve üniversiteyle bütünleşen kültürel miras, geçmişin izinde modern yarınlar için ilham verici bir yol.
19. yüzyılda İstanbul ile Anadolu’nun ekmek ihtiyacını karşılayan Unkapanı Değirmeni, uzun süre harap kaldıktan sonra İbn Haldun Üniversitesi ve Fatih Belediyesi’nin iş birliğiyle restore edilip yeni bir işlev kazanıyor. Restorasyon sonrası yapı, İbn Haldun Üniversitesi Süleymaniye Kampüsü olarak hizmet verecek ve eski kagir duvarlar arasında yeniden canlanacak.
“Sadece duvarları kalan bir kültür varlığı” ifadesiyle projeye yön veren Bilimsel Danışma Kurulu Başkanı Prof. Dr. Can Binan, değirmenin tarihine ilişkin ayrıntıları paylaştı. 19. yüzyılda sanayi açısından önemli bir yapı olan değirmenin, zamanla yalnızca duvarlarının kaldığını ve uzun süre otopark olarak kullanıldığını belirtti. Özellikle özgün endüstri unsurlarına dair belgelerin sınırlı olduğuna işaret etti.
Binan, mevcut duvarlara baskı yapmayan ve onları koruyan bir kabuk gibi tasarlanan yeni kullanım planının, yapıyı hem özgün dokusunu koruyan hem de çağdaş bir kampüs olarak işlevlendiren bir adım olduğunu dile getirdi. “Tarihî dokuyla yeniyi bir arada yaşatmayı hedefliyoruz.”
Üniversite kampüsüne dönüşen değirmenin artık derslikler, yönetim birimleri ve çok amaçlı salonlar gibi farklı amaçlara hizmet edeceğini ifade eden Binan, öğrencilerin tarih ile güncel olanı bir arada deneyimleyeceğini vurguladı. Osmanlı döneminin modernleşme ve sanayileşme hareketleri içinde önemli bir yere sahip olan bu yapı, eskiden büyük bir un değirmeni olarak işlev görmüş; deniz yoluyla İstanbul’a ve hatta Anadolu’ya uzanan geniş bir dağıtım ağına sahipti. Zamanla geriye yalnızca duvarlar kaldı ve uzun süre harabe olarak bilindi. Şu anda yürütülen çalışmalar, bu mirası yeniden İstanbul’un kültürel hafızasına kazandırmayı amaçlıyor.