DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul °C
İstanbul
°C
°C
°C
°C
°C

Üç Etekli Gelenek: Zeynep Bekil’in El İşiyle Yaşayan Anadolu Hikâyesi

Üç Etekli Gelenek: Zeynep Bekil’in el işiyle can veren Anadolu hikâyesi, zanaatın ruhunu ve kültürü anlatıyor.

23.04.2026
A+
A-

Orhaneli’nin kırsal Göynükbelen Mahallesi’nde yaşayan Zeynep Bekil, Orta Asya kökenli geleneksel bir giysi olan “üç etek” ile çocuklarına, torunlarına ve bebeklerine zarif dokunuşlar kazandırıyor. Yaşlı ve tecrübeli elleriyle kendi çevresindeki atölyeyi kuran Bekil, kadınları izleyerek dikişe adınızı ve yaşamını kattı; artık evdeki kumaşları ve eski parçaları değerlendirerek bu özel giysiyi üç parçalı eteğiyle yeniden yorumluyor.

71 yaşındaki Bekil, mahalledeki kadınların davranışlarını gözlemleyerek dikiş becerisini geliştirdi; yıllardır süregelen bu uğraş, artık emek dolu bir sevdaya dönüştü. Üç eteğin her bir parçasını kendi elleriyle kesti ve kumaşları yeniden biçimlendirerek geleneksel bir oyuncak bebek için örtü ve giysi kombinleri hazırlıyor. Eline geçen her kumaş parçasını gözünün nuru olarak görüyor ve bebeklere giydirilecek yöresel kıyafetler tasarlıyor.

4 çocuk annesi Bekil, AA’ya yaptığı açıklamada yakın çevresinin kayıpları ve sağlık sorunları nedeniyle zamanla tek başına çalıştığını belirtiyor. Torunları için özellikle bu geleneksel kıyafetli oyuncak bebekleri tasarladığını ifade ederken, kendisini bu uğraşın sadece para kazanmak için değil, ruhunu dinlendirmek için yaptığına vurgu yapıyor: “Bir şey kazandığım için değil, bunları yapmak içimden geliyor. Bu uğraş olmadan vakit geçiremem; bana adeta nefes aldırıyor.”

Bekil, bölgede bu geleneği sürdüren başka bir kişinin olmadığını söyleyerek, çocukluğundan miras kalan merakını sürekli canlı tuttuğunu belirtiyor. Hayvancılıktan kalan kumaş parçalarını bile atmayıp onlarla bebeklere giysi diktiğini ekliyor; bu süreçte el emeğinin ve sabrın önemine işaret ediyor.

Oyuncak bebekler için hazırladığı adımları şöyle özetliyor: “Üç eteğin altına giyilen gömlek, üstüne başlık ve kuşak ekliyoruz; üzerine şal ve benzeri aksesuarlar da ekleniyor.” Komşularının işlemeli kumaşlarını paylaşmasıyla genişleyen bir koleksiyon oluşturan Bekil, bu kıyafetleri ve bebekleriyle geçmişin izlerini taşıyan bir sanat dalına dönüşüyor.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.