Türkiye’nin Savunma Sanayi Büyüklüğü ve Sipariş Potansiyeli: 2025 Değerlendirmesi
Türkiye’nin savunma sanayi büyüklüğü ve sipariş potansiyeli 2025: trendler, hedefler ve stratejik analizlerle kapsamlı bir değerlendirme.
2025 yılında Türk savunma sanayi, ihracatta önemli bir sıçrama yaparak milyarlarca dolarlık hacim elde etti. Özellikle Türk ordusuna ve yabancı ülkelere sunulan savunma çözümleriyle elde edilen cirolar, büyümenin sürdürülebilir olduğuna işaret ediyor. 2025 sonunda TUSAŞ için siparişler toplamında yaklaşık 19 milyar dolar seviyesinde görüldü. Endonezya, Türk Hava Kuvvetleri ve İspanya‘dan gelen KAAN ve Hürjet projeleriyle birlikte bu rakama önemli katkılar sağlandı. Ayrıca Gökbey ve Atak helikopterleri için de çok sayıda sipariş bulunduğu biliniyor.
TEI’nin yılbaşı itibarıyla 2,95 milyar dolarlık sipariş aldığı ve yabancı bir firma için motor parçaları üretilmesiyle bekleyen sipariş stokunun 8,2 milyar dolara ulaştığı ifade ediliyor. TEI, uçak motoru üretiminin yanı sıra TF6000 jet motoru testlerini sürdürüyor ve KAAN’a güç verecek TF35000 motorunun ilk parçalarını üretme aşamasında olduğunu açıkladı. Diğer yandan Aselsan, Kasım 2025 itibarıyla yaklaşık 17,9 milyar dolarlık bekleyen siparişleri olduğunu belirtti ve yılın geri kalanında bu rakamın 20 milyar dolara yaklaşabileceği tahmin ediliyor.
Baykar ve Roketsan gibi önde gelen oyuncular için sipariş miktarları kamuya açık değil; ancak Baykar’ın Kızılelma programıyla ilgili potansiyel siparişlerinin 10 milyar doların üzerinde olabileceği değerlendiriliyor. Baykar’ın müşterileriyle ilgili bilgi paylaşımlarını saklı tutması nedeniyle net rakamlar paylaşılmıyor. Roketsan’ın da benzer şekilde siparişlerini açıklamaması, sektörün hassas yapısı gereği güvenlik nedeniyle tercih ediliyor.
MKE, BMC, Nurol, Kale Savunma ve diğer pek çok şirket için kamuoyuna açıklanmayan milyarlarca dolarlık siparişlerin mevcut olduğu düşünülüyor. Örneğin BMC’nin Türk Silahlı Kuvvetleri için üreteceği yaklaşık 250 tankın maliyetinin dört milyar dolar civarında olduğu medyada yer buldu. Uzmanlar ise mevcut siparişlerin çoğunun daha küçük ölçekli parçalarla başladığını, ilerleyen dönemde tanklar, savaş uçakları ve savunma sistemleri değerinin artmasıyla siparişlerin birkaç kat daha büyüyebileceğini belirtiyor.
Timetürk’ün cirolara dayalı hesaplamaları, her Türk savunma şirketinin en az beş yıllık sipariş stokuna sahip olduğunu gösteriyor. Ancak siparişlerin her yıl büyümesi, karşılanabilmesi için önümüzdeki on yılları gerektirebilir; bu durum, sektörün kapasite ve tedarik zinciri için önemli bir zorluk olarak öne çıkıyor.