Türkiye’de Kronik Böbrek Hastalığı: Yaygınlık, Nedenler ve Erken Tanının Önemi
Türkiye’de Kronik Böbrek Hastalığı: Yaygınlık, nedenler ve erken tanının önemi üzerine bilgilendirici bir rehber.
Türkiye’de yetişkinlerin bir kısmında kronik böbrek hastalığının farklı evrelerde görüldüğü ve bu durumun obezite, diyabet ile hipertansiyon gibi temel sağlık sorunlarıyla yakından ilişkili olduğu biliniyor. Böbreklerin işlevlerinde zamanla geri döndürülmez kayıplar oluşabildiğini ifade eden resmi açıklamalarda, hastalığın artan görülme sıklığının ciddi komplikasyonlara yol açabileceği ve yaşam kalitesini düşürebileceği belirtildi. İlerleyen dönemde diyaliz veya böbrek nakli gibi tedavi seçeneklerine ihtiyaç doğabileceği kaydedilerek, erken tanının büyük önem taşıdığı vurgulandı. Türkiye için yapılan araştırmalarda, her 6-7 erişkinden birinde kronik böbrek hastalığı belirtisi bulunabileceği ifade edilirken, dünya genelinde 850 milyonu aşan kişinin bu hastalıktan etkilendiği ve yıllık olarak milyonlarca kişinin buna bağlı sebeplerle yaşamını yitirdiği bildirildi.
Türkiye’de diyaliz hizmetlerinin geniş bir altyapı ile sürdürüldüğü açıklanırken, kamu hastaneleri ile eğitim ve araştırma hastanelerinin toplamda yaklaşık 969 merkeze ulaştığı ve bu merkezlerde 70 binden fazla hasta için diyaliz tedavisinin yapıldığı aktarıldı. Tüm sağlık tesislerinde diyaliz hizmetlerinin geri ödeme kapsamına alındığı vurgulanırken, kronik böbrek hastalığının en sık nedenleri olarak obezite, diyabet ve hipertansiyon gösterildi. Bu nedenle bu alanlarda erken teşhis, tedavi ve kontrol hayati önem taşıyor.
Erken tanı ve düzenli takip böbrek hastalıklarının ilerlemesini engelleyebilir ifadesiyle, hastalık çoğu zaman belirti vermeden seyrettiği için tarama testlerinin hayati rol oynadığı bir kez daha hatırlatıldı. Sağlık Bakanlığı’nın Hastalık Yönetimi Platformu (HYP) ile kronik hastalık riskinin belirlenmesi ve uygun yönlendirme süreçlerinin devreye alındığı belirtilirken, aile hekimlerinin hipertansiyon, diyabet, obezite ve kardiyovasküler risk açısından bireyleri değerlendirip takipte kaldıkları vurgulandı.
Bireylerin böbrek hastalıklarından korunması için düzenli taramalara katılması, yeterli su tüketmesi, sağlıklı beslenmesi, fiziksel olarak aktif olması ve sigara ile alkol gibi zararlı alışkanlıklardan uzak durması gerektiği bir kez daha kaydedildi.