Türkiye-Suriye İş birliğinin Yeni Dönemi: Güvenlik ve İstikrar Odaklı Yaklaşım
Türkiye-Suriye iş birliğinde güvenlik ve istikrar odaklı yeni dönem: bölgesel barış ve sürdürülebilir istikamet için stratejik adımlar.
Diplomatik temasların odağında, Türkiye’nin Şam’daki temsilinin güçlenmesi ve Suriyeli yetkililerle üst düzey görüşmelerin sürmesi öngörülüyor. Dışişleri Bakanı Fidan, Bakan Yardımcısı Nuh Yılmaz ve MİT Başkanı Kalın’ın başını çektiği heyet, Esad yönetiminin geçen yılki biçimde hâkimiyetini sürdürdüğü süreçte güvenlik ile ekonomi alanlarında kurulan iş birliğini derinleştirmeyi hedefliyor. Ayrıca, 10 Mart Mutabakatı’nın uygulanmasına dönük ilerlemelerin ve bölgesel güvenlik tehditlerinin yeniden değerlendirilmesi planlanıyor. İsrail’in saldırganlığı nedeniyle Suriye’nin güneyinde oluşan güvenlik riskleri masaya yatırılırken, DEAŞ’ın yeniden canlanmasının önüne geçilmesi yönünde ortak çalışmalar da gündemde yer alıyor.
Görüşmede, Suriye’nin yeniden inşası için iki taraflı düzeyde yürütülen proje ve kapasite inşa süreçlerinin nasıl destekleneceği ele alınacak. Bu bağlamda, güvenlik başlıkları dışındaki konularla birlikte, karşılıklı güvenin pekiştirilmesi ve uzun vadeli istikrara katkı sunacak adımlar da tartışılacak. BÜYÜKELÇİ YILMAZ, GÖREVİNE BAŞLAYACAK açıklamasıyla, Dışişleri Bakan Yardımcısı Nuh Yılmaz’ın Şam’da göreve başlaması resmen duyuruldu. Esad rejiminin 1 yıl önceki devrilme sürecinden sonra iki ülke arasında kaydedilen ilerlemelerin hız kazandığı belirtiliyor.
TÜRKİYE-SURİYE İLİŞKİLERİ bağlamında, Fidan’ın ilk ziyaretini 22 Aralık 2024’te Suriye’ye gerçekleştirdiği ve sonrasında karşılıklı üst düzey temasların artış gösterdiği kaydediliyor. 3+3 formatında yürütülen görüşmeler de bu süreçte önemli bir araç olarak kullanıldı. Suriyeli meslektaşlarıyla yürütülen temaslarda, 15 Ocak 2025’te Şam ziyareti ve 13 Mart 2025’te Türkiye’deki çalışma görüşmeleri öne çıktı. Ayrıca, 12 Ekim 2025’te Ankara’da düzenlenen toplantı, güvenlik alanında mevcut iş birliğinin güncel gelişmelerle nasıl pekişeceğine dair önemli bir adım olarak görüldü.