DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul °C
İstanbul
°C
°C
°C
°C
°C

Tohma Kanyonu’ndaki Mağara: Anadolu’nun Eski Resimli Sığınağına Yeni Işık

Tohma Kanyonu’ndaki mağarayı keşfedin: Anadolu’nun eski resimli sığınağına yeni ışık tutan etkileyici bir yolculuk ve tarih severler için büyüleyici bir keşif.

12.06.2026
A+
A-

Malatya sınırları içindeki Tohma Kanyonu’nda yürütülen arazi çalışmaları sırasında, Anadolu’nun en eski ve zengin resimli mağaralarından biri olduğu değerlendirilen tarih öncesi bir mekân gün yüzüne çıktı. İlk incelemeler, mağaranın duvarlarında yaklaşık yüz civarında insan ve hayvan figürü ile birçok geometrik sembol içerdiğini gösterdi. Uzmanlar, bu bulgunun dünya kültürel mirası açısından kayda değer olduğuna dikkat çekti.

İnönü Üniversitesi Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Resim Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Levent İskenderoğlu ile disiplinlerarası ekip, İnönü Üniversitesi, İstanbul Üniversitesi ve Fırat Üniversitesi mensuplarının katılımıyla, bölgedeki çalışmalarda dikkat çekici bulgulara imza attı. Ekip, mağaraya dair ilk gözlemlerde, kırmızı ve kırmızımsı kahverengi tonlarda işlenen figürlerin yüzeylerinde şematik ve anlam yüklü bir anlatım sergilediğini belirtti. Bu üretimin, insanlığın erken düşünce ve bellek süreçlerini aydınlatabilecek nitelikte olduğunu ifade ettiler.

İncelenen yüzeylerin yalnızca tekil figürlerden oluşmadığı, insan ile hayvan figürlerinin ve geometrik sembollerin belirli bir ilişki içinde bir araya geldiği görüldü. Çizgiler, yalnızca biçim oluşturmanın ötesinde, düşünceyi ve anlamı görünür kılan temel bir aracın işlevini üstleniyor. Ayrıca figürlerin Avrupa’daki natüralist örneklerden daha şematik bir karakter taşıdığı kaydedildi.

Uzmanlar, mağaranın Neolitik Dönem’e tarihlendirilebileceğini belirtiyor; bölgenin Paleolitik Çağ’dan itibaren insan varlığına işaret eden izler barındırdığı ifade ediliyor. Yüzeylerde bazı tasvirlerin üst üste konulduğu, çizgilerin kesiştiği ve üslupların farklılaşabildiği gözlemleniyor. Bu da mağaranın uzun yıllar süren kullanımlarına işaret ediyor.

Görüntü katmanlarının zengin bir anlatı sunduğu bu alanın, bir zaman diliminde durağan bir mekan olmadığını düşündürüyor. İnsan figürleri ile hayvan tasvirlerinin yan yana yer aldığı ve yoğun geometrik sembollerin öne çıktığı bu bulgu, muhtemel inanç veya ritüel kullanımları açısından da yeni sorular doğuruyor.

İskenderoğlu, Türkiye’de bugüne kadar kayda geçen en önemli resimli mağaralardan biri olma potansiyelini vurguluyor. Antalya’daki Beldibi, Latmos bölgesi ve Mersin Doğu Sandal Mağarası gibi örneklerle karşılaştırıldığında, bu alan figür yoğunluğu ve sembolik anlatımla Anadolu’nun en zenginlerinden biri olarak öne çıkıyor. Bu keşif, yalnız Türkiye için değil, dünya kültürel mirası açısından da büyük önem taşıyor.

Kesin tarihleme için ayrıntılı yüzey incelemeleri ve laboratuvar analizlerine ihtiyaç duyuluyor; çalışma ekibi, İnönü Üniversitesi, İstanbul Üniversitesi ve Fırat Üniversitesi gibi kurumların katkılarıyla çalışmalarını sürdürüyor. Resimli yüzeylerin belgelemesi, figürlerin sınıflandırılması, envanter kayıtlarının oluşturulması ve pigment analizlerinin yapılması, mağaranın kronolojik ve teknik özelliklerinin daha net ortaya konmasına olanak tanıyacak.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.