Taşköprü: Adana’nın Tarihi Işığını Koruma Çağrısı ve Şehir İçindeki Güncel Sorunlar
Adana’daki Taşköprü’nün tarihi ışığını koruma çağrısı ve şehir içindeki güncel sorunları bütünsel bir bakışla ele alıyor.
Adana’da Roma döneminden günümüze ulaşan ve yüzyıllardır dünyanın en eski köprülerinden biri olarak bilinen Taşköprü, nehrin kıyısında ziyaretçilere adeta bir manzara terası sunuyor. Ancak tezgahlar, sokak satıcıları ve taşlar üzerine yapılan yazılar nedeniyle bugün eski görümünden çok uzakta, kirli ve güvensiz bir algıya sahip oluyor. Yazıların silinmesiyle bir süre temizlense de beyanlar ve karalama devam ediyor; bu da köprünün korunması gerektiğine dair tartışmaları yeniden alevlendiriyor.
Taşköprü, Roma İmparatorluğu döneminde inşa edilmiş olup Avrupa ile Asya arasında önemli bir geçiş noktasını temsil eder. Kentte Seyhan Nehri üzerinde konumlanan köprü, yalnızca görsel bir zincir değil, aynı zamanda merkezi ilçeler olan Seyhan ve Yüreğir arasında bir bağ kuruyor. 2006 yılında Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından restore edilerek yaya, motosiklet ve bisiklet geçişine açılan köprü bu sayede koruma altına alınmaya çalışıldı. Buna rağmen taşlar üzerindeki grafitler, işportacı tezgahları ve yayılan istenmeyen tezgah faaliyetleri, yaya trafiğini bozuyor ve ziyaretçiler için rahatsız edici bir görünüm ortaya çıkarıyor.
Korumanın önemi konusundaki vurgular, ziraat mühendisi Yunus Doğan’ın [56], Adana’da doğup büyüdüğünü belirten ifadeleriyle destekleniyor. Doğan, Taşköprü’nün çocukluğundan beri bilinen bir yapı olduğunu, önce araç trafiğine açık olduğunu ancak şu dönemde yalnızca yaya geçişine izin verildiğini ifade ediyor. Yoğun trafiğin kaldırıldığına dair bir yanlış anlaşılma olmamasının, şu anda köprüyü kirletme niyetindeki kişileri engellemeye yetmediğini dile getiriyor. Ayrıca üzerinde tezgah açılmasına karşı olduğunu ve turistlerin tarihi manzarayı doğru şekilde görmesini istiyor.
Okul çıkışında Taşköprü üzerinden geçen gençler de benzer bir endişeyi paylaşıyor. Devrim Yılmaz ve İklim Bağlı, tarihi eserlerin üzerine yapılan yazıların karalama olarak görüldüğünü, bu tür davranışların ziyaretçilerin Adana algısını olumsuz etkilediğini belirtiyorlar. Yazıların kağıda ya da uygun kâğıt üzerinde yapılması gerektiğini savunan öğrenciler, köprü üzerindeki satış alanlarının da görüntüyü bozduğunu sözlerine ekliyor.
Kaynaklar: Demirören Haber Ajansı / Yaşam; Haberler.com