DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul °C
İstanbul
°C
°C
°C
°C
°C

Tarafından Paylaşılan Miras: Tarih, Görev ve Sağduyu Üzerine Bir İnceleme

Tarafından Paylaşılan Miras: Tarih, Görev ve Sağduyu üzerine derinlemesine bir inceleme, mirasın toplumsal etkisini anlamaya çağırır.

14.03.2026
A+
A-

Bir eleştirin objesi olarak Ortaylı’nın tarihçi kimliği üzerinden yapılan değerlendirmeler, 28 Şubat döneminin mirasıyla ilişkilendiriliyor. Yazar, ölümün ardından yapılan yorumları, bir cenazenin arkasından konuşmanın edep sınırlarını zorladığını belirterek, buna karşılık gelecek olan sorumluluğu “vatan ve millet borcu” olarak gördüğünü ifade ediyor.

“GÖREVLİ” BİR ADAMDI Önce gerçeği teslim etmek gerekiyor: Osmanlı tarihine dair bazı ezberleri sarsmıştı ve bu yönüyle milletin geçmişine dair kırılmaların gerçekleşmesine katkıda bulunabilirdi. Ancak tercihi, prangalardan kurtulmak yerine mevcut vasatlığın ve yalan tarih inşasının altını oyan bir konum elde etmek oldu. Bu yüzden mezara, ağır bir veballe gitti. Kırılımlı bir tarih anlayışını savunan birinin aksine, o, gerçekleri ifade etmek yerine kolay olan yolu seçti ve yalan üzerine kurulu bir anlatımı yeğledi.

UCUZ KAHRAMAN Uzun yıllar Osmanlı tarihinin dünyadaki yerini yücelten ve milletin geçmişine dair aydınlatıcı ilkeleri öne çıkaran birikimi küçümseyen bir tavır sergiledi. Osmanlı’nın insanlığa sunduğu değerli örnekleri, “tarihe gömme” yönündeki yaklaşımıyla örtüşmedi. Batı’da bile bazı araştırmacılar, Osmanlı’yı yücelten çalışmalarıyla öne çıkarken, o bunu reddetmeyi sürdürdü ve bu tavırla tarih sahnesinde farklı bir yönü seçti. Geldiği noktada ise, milletin köklerini ve geçmişini tarihin tozlu sayfalarına gömmeye çalıştı ve bu tercih, medeniyetin yüceltilmesi yönündeki potansiyeli de engelledi.

FATİH CAMİİ’NİN HAZİRESİNE GÖMÜLMEMELİ! Şehid Esad Coşan Hoca’nınFatih Camii haziresine gömülmesinin reddedildiğini hatırlayanlar, İlber Ortaylı’nın cenazesinin benzer bir konumda değerlendirilmesini eleştirdi. Fatih Camii haziresi millete ait bir mekan olarak görülüyor; oradaki varlıklar ise milletten kopuksu monşer ve çetelerle ilişkili olanlar için sorun teşkil ediyor. Bu yüzden, bu karardan geri dönülmesi gerektiğini vurguluyor ve cenazenin o yere gömülmemesinin gerekliliğini ısrarla savunuyor.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.