Talas Restorasyon Eğitim Merkezi (TAREM): Somut Olmayan Kültür Mirasını Yaşatan Ustalar ve Sertifikalı Taş-Ahşap Zanaatçıları
Talas Restorasyon Eğitim Merkezi TAREM: Somut Olmayan Kültür Mirasını Yaşatan Ustalar ve Sertifikalı Taş-Ahşap Zanaatçılarıyla eğitim ve sertifikasyon imkanı.
Kayseri’nin Talas ilçesinde kurulan Talas Restorasyon Eğitim Merkezi (TAREM), iki yıl önce talas Belediyesi ile Kayseri Üniversitesi iş birliğiyle hizmete açıldı. Zincidere Mahallesi’nde eski Sion Yetimhanesi yerleşkesi üzerinde faaliyet gösteren merkez, geleneksel taş ve ahşap ustalığını yeni nesillere aktarmaya devam ediyor. 2025 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın “Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcıları” kimlik kartını almaya hak kazanan ustalar, mesleki deneyimlerini ücretsiz eğitimlerle gençlere aktarıyor.
40 YILLIK BİRİKİM, ÜCRETSİZ EĞİTİMLERLE AKTARILIYOR Merkezde taş ve ahşap ustalığına ilgi duyanlara ücretsiz eğitim veren usta kadrosu, yıllara dayanan tecrübelerini yeni kuşaklara aktarırken, bölgenin restore edilmesi gereken tarihi yapılarında da önemli görevler üstleniyor. Taş ustası Ali İnal, çıraklık yıllarını ve sonrasında ustalığa uzanan yolu paylaşırken, Türkiye’nin birçok ilinde han, hamam, köprü ve diğer tarihi yapılar için çalışmalar yaptıklarını ifade ediyor. TAREM’de, taşçılığı ve ahşap oymacılığını yaşatmayı hedeflediklerini belirten İnal, “İki dedem de taş ustasıydı. Onlarla birlikte çalışmak, Mimar Sinan’a duyduğum sevgi ve saygıyı bu mesleğe daha da bağladı.” diye konuştu.
“DERDİMİZ, BU MESLEKLERİ YAŞATMAK” Somut olmayan kültürel miras taşıyıcısı kimlik kartını sahibi olmak onları çok sevindirdiğini söyleyen İnal, yetiştirdikleri çırakların gelecekte yeni ustalar yetiştirmesinin en büyük hedefleri olduğunu vurguladı. AHŞAP OYMACILIĞIYLA GEÇEN BİR ÖMÜR Merkezin ahşap ustalarından 67 yaşındaki Şenel Doğan da çocukluğundan bu yana temiz ve estetik bir mesleğin çekiciliğine kapıldığını aktardı. Ustasına bağlı kalarak öğrendiği mesleği yıllar içinde benimsediğini, küçük tezgahında hobisini sürdürdüğünü ifade etti. “Bir şeyleri ortaya çıkarıp somut bir ürün gördükçe bu işe daha çok bağlı kaldım. Bir süre ara versem de ahşaptan kopamadım.” dedi.
“GELECEĞE BİR ŞEYLER BIRAKMA ÇABASINDAYIZ” Bakanlık tarafından verilen kimlik kartının onur verici olduğunu söyleyen Doğan, geleceğe katkıda bulunma amacıyla burada kursiyerler yetiştirdiklerini belirtti. ZANAAT KİMLİKLE TESCİLLENDİ TAREM Koordinatörü Metin Oktay Karadağ, ustaların uzun yıllar verdikleri emeğin ve sahip oldukları zanaatın kimlik kartı ile resmiyet kazandığını vurguladı. “YENİ ÇIRAKLAR, BU GELENEĞİN GÜVENCESİ” Kayseri Üniversitesi Sürekli Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Emine Türkaslan ise Mimar Sinan’ın doğduğu topraklarda taş ve ahşap işçiliğinin nadide örneklerini işaret ederek, bu geleneğin akademisyenler gözetiminde ustalar aracılığıyla sürdürülmesinin önemine dikkat çekti. Türkaslan, “Eğitimlerin devamı ve yeni çırakların yetişmesi, geleneğin geleceği için büyük değer taşıyor.” dedi. Kaynak: Ensonhaber