Sürdürülebilir Beslenmede Yeni Piramit: Sebze ve Meyvenin Öne Çıktığı Doğal Yaklaşım
Sürdürülebilir beslenmede sebze ve meyvenin yükseldiği doğal yaklaşım; yeni piramitle sağlıklı, dengeli ve çevre dostu bir beslenme rehberi.
Lokman Hekim Sağlık Grubu İstanbul Hastanesi’nde Beslenme ve Diyetetik Uzmanı Diyetisyen Burcu Aktürk, sağlıklı beslenmenin sadece tekil besinlere bağlı olmadığını; bütüncül bir beslenme modeliyle uzun vadeli faydaların elde edilebileceğini vurguluyor. Güncel tartışmalarda, yeni piramitle sebze ve meyvenin tüketim sıralamasının en üstte değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor. Aktürk’e göre günlük üç porsiyon sebze ve iki porsiyon meyve hedefi, dengeli bir diyetin kilit noktalarından biri olarak öne çıkıyor.
KARBONHİDRAT KESİNTİSİ DEĞİL, DOĞRU FORMUN SEÇİMİ ÖNEMLİ Aktürk, sadece karbonhidratları azaltmanın çözüm değil, doğru tipi seçmenin mesele olduğunu ifade ediyor. Tam tahıllar glisemik yanıtı düzenlerken uzun süreli tokluk sağlar ve bağırsak mikrobiyotasını olumlu etkiler. Bu nedenle beyaz ekmek yerine tam buğday, yulaf ve bulgur tercih edilmelidir. Yeni piramitte protein grubunun yalnızca kırmızı etten ibaret olmadığı; balık, yumurta, kuru baklagiller ve yağlı tohumlar gibi çeşitli kaynakların dengeli bir protein modeli oluşturduğu belirtilir.
EKLENMİŞ ŞEKER VE PAKETLİ GIDALAR KONUSUNDA UYARI Aktürk, süt ve süt ürünlerinin piramitteki yerinin korunması gerektiğini vurguluyor; ayrıca eklenmiş şeker içeren ürünlere karşı dikkatli olunması ve içeriklerin dikkatle okunması gerektiğini belirtiyor. Yeni modelde bağırsak sağlığına özel bir başlık açıldığını ifade eden Uzman, katkı maddesi yüksek paketli gıdaların bağırsak florasını olumsuz etkileyebileceğini dile getiriyor. Sağlık durumuna ve yaşam tarzına uygun olmayan diyet önerilerinin eksik ve yanıltıcı kalacağını vurgulayarak, sürdürülebilir ve doğal besinlere yönelmenin uzun vadeli sağlık için çok değerli olduğuna dikkat çekiyor. Beslenme modelinin mutlaka fiziksel aktiviteyle desteklenmesi gerektiğini ve sağlıklı beslenmenin geçici bir hedef değil, yaşam boyu sürdürülmesi gereken bir davranış biçimi olduğunu tekrarlıyor.