Somaliland ve İsrail Arasındaki Tanıma Gerginliği: Türkiye’nin Perspektifleri ve Bölgesel İstikrar Üzerindeki Etkileri
Somaliland-İsrail tanıma gerginliği ve Türkiye’nin perspektifi: Bölgesel istikrar üzerindeki etkileri analiz eden güncel bir bakış.
Diplomatik gündem, Somaliland’ın tanınması konusunda artan hareketlilik eşliğinde İsrail’in bu süreçteki rolüne yönelik eleştirilerle şekillendi. Dışişleri Bakanı Fidan, Paris’te düzenlenen Ukrayna konulu zirvede, bölgesel istikrar için riskli adımların dikkatle analiz edilmesi gerektiğini vurguladı. İsrail’in Somaliland’e verdiği destek, gayrı meşruluk iddialarını güçlendirecek nitelikte görülüyor; bu yaklaşımın bölgedeki güven ve işbirliği dengelerini zedeleyebileceği uyarısında bulundu.
Toplantı sonrasında Suriye Dışişleri Bakanı Şeybani ile ikili görüşmelerin detayları ve üçlü temasların seyri üzerine bilgi alışverişi yapıldı. Türkiye’nin özellikle bu süreçte, iki taraf arasındaki diyalogların ilerleyişini yakından takip ettiği, Suriye ile Amerika arasındaki müzakerelerin durumunu ve YPG konusundaki görüşmeleri net şekilde ele aldığı belirtiliyor. Tom Barrack’ın Amerikan heyetinin başında olduğu görüşmede alınan izlenimler, güncel üçlü görüşmelerin akışını anlamaya yardımcı oldu.
Amerika’nın bu konuda oynayabileceği önemli roller var ifadesiyle vurgulanan yaklaşım, bölgesel istikrar için gerekli tedbirlerin ortak akılla belirlenmesi gerektiğini hatırlatıyor. İsrail’in Somaliland’deki hareketinin, bölgedeki toprak bütünlüğünü bozma ve bölgeyi parçalama yönünde yürütülen politikaların yeni bir göstergesi olarak görüldü. Türkiye’nin bu konuda dikkatli ve sorumlu bir konumunu sürdürdüğü, komşu ülkelerle iş birliği halinde uygulanabilir çözümler aranması gerektiği kaydedildi.
Kalıcılık arz eden bir barış süreci bağlamında Ukrayna konusundaki zirveye değinen Fidan, barışın pek çok alanında derinleşen tartışmaların, yeni bir dönemin temelini oluşturacağını ifade etti. İmzalanması halinde, sadece Ukrayna’da savaşın son bulması değil, Avrupa ile Rusya arasında kalıcı bir ilişkisel düzenin de masaya yatırılacağını öne sürdü. Barışın gözetimi ve ateşkesin korunması için ihtiyaç duyulan mekanizmaların nasıl işler hale geleceği üzerine çeşitli perspektifler paylaşıldı.
Türkiye’nin rolü ve coğrafi hassasiyetler bağlamında Fidan, Karadeniz güvenliğinin NATO’nun bir üyesi olarak Türkiye’ye düşen sorumluluklarla ilişkili olduğunu vurguladı. Barış anlaşmasının en kısa sürede sağlanması halinde bölgedeki insani ve ekonomik canlanmanın da hız kazanacağını belirtti. Ayrıca, bölgede yaraların sarılması konusunda Türkiye’nin önemli bir deneyime sahip olduğu ve bu süreçte kalkınmaya olan katkıların süreceği üzerinde duruldu.
İsrail Dışişleri Bakanı’nın Somaliland ziyareti ile ilgili değerlendirmede, tanıma sürecinin gerisinde duran kırmızı çizgilara dikkat çekildi. Batı ve bölge ülkelerinin dayanışma içinde hareket etmesinin, egemenlik ve toprak bütünlüğünün korunması açısından hayati olduğu belirtildi. Somaliland ile Somali arasındaki uzun süredir devam eden meselelerin barışçıl çözüm süreçleriyle aşılması gerektiği hatırlatıldı; bu çerçevede bölge ülkelerinin dayanışma içinde hareket etmesi gerektiği konusunda ortak bir dil oluştu. Türkiye’nin, Somaliland ve Somali konularında sürdürdüğü diplomatik çerçeveye bağlı kalınması gerektiği vurgulandı.