Sivas’ta Bakırcılık Aşkıyla Yeniden Doğuş: Mevlüt Çetin’in El Emeği Bakır Ürünleri Dünyaya Açılıyor
Sivas’ın bakır aşkını konu alan öykü: Mevlüt Çetin’in el emeği bakır ürünleri dünyaya açılıyor, tutku ve ustalıkla yeniden doğuşun hikâyesi.
Mevlüt Çetin, Sivas’ta bakır ustası olarak işini sürdürürken kalem uçlu çeliklerle şekil verdiği ürünlere ilgi her geçen gün artıyor. Depremin vurduğu Kahramanmaraş’tan memleketine dönerek Gültepe Mahallesi Toptancılar Sitesi’nde kurduğu 400 metrekare atölyesinde el emeğiyle çalışmaya devam ediyor.
Atölyesinde bakırdan çay makineleri, salep makineleri, semaverler, çaydanlık ve cezve takımları ile hediyelik eşyalar üreten Çetin, ürünlerini ABD, Rusya, Almanya ve Orta Doğu ülkelerine ihraç ediyor. Mesleğe 1996’da İstanbul Kapalıçarşı’da başlayan Çetin, önce gümüşçülükte çıraklık ve kalfalık yaptıktan sonra yaklaşık 27 yıl sonra Kahramanmaraş’a dönerek bakırcılığı burada sürdürmeye karar verdi. “Sivas’ta bu işi yürüten tek usta benim; bu sanatı yaşatmak için memleketime döndüm. Burada da çırak yetiştirmek istiyorum,” diyen Çetin, gelecek için umut dolu planlarını paylaşıyor.
‘Ürün kalemimiz oldukça geniş’ diyen usta, bakır işleme sanatının zorluklarını ve sabır isteyen yönlerini vurguluyor. Öğrencilerinin ilgisinin zamanla arttığını söyleyen Çetin, atölyesinde yaptığı üretimle sadece yerel değil uluslararası pazarlara da ulaşmayı sürdürüyor. Özellikle yurt dışından talep gören salep makinelerine gösterilen ilgi ile çay makineleri ve hediyelik eşyalar da öne çıkıyor.
Depremin ardından yaşadığı zorluklara rağmen mesleğine bağlılığını koruyan Çetin, bakırın kültürel mirası açısından önemine vurgu yapıyor: “Gelecek nesillere aktarılmalı ve bu zanaat yaşatılmalı.” Bugün Sivas’ta üretimini güçlendirip üniversitelerden, belediyeden ve valilikten desteklerle turizme katkı sağlamayı hedefliyor. Çetin, bakırın gümüşten daha çok kendine özgü bir aşk olduğunu belirterek, bu mesleğin hem ekonomik getirisi hem de keyfiyle gelecek vadettiğini ifade ediyor.