Sahte e-imza çetesi soruşturmasında ifadeler ortaya çıktı
Sahte e-imza çetesi soruşturmasında yeni ifadeler ortaya çıktı. Detaylar ve gelişmeler için haberimizi inceleyin.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Bilişim Suçları Soruşturma Bürosu tarafından gerçekleştirilen titiz bir soruşturma neticesinde, ihbar üzerine başlatılan operasyonlar kapsamında geniş çaplı bir yasa dışı faaliyet ağı ortaya çıkarıldı. Soruşturma kapsamında, Gazi Üniversitesi ve Milli Eğitim Bakanlığı görevlileri adına sahte elektronik imzalar üretilerek, çeşitli devlet kurumlarına izinsiz erişim sağlandığı ve bu yolla usulsüz işlemler gerçekleştirildiği tespit edildi.
Soruşturma sürecinde, TÜRKTRUST ve E-İMZATR isimli elektronik sertifika hizmet sağlayıcı kuruluşların Adana, Mersin, Hatay, Ankara ve İstanbul ofisleri üzerinden gerçekleştirilen yasa dışı başvurular ve üretimler detaylı incelendi. Bu çerçevede, sahte sürücü belgesi ve T.C. kimlik kartları kullanılarak, kamu kurum ve kuruluşlarındaki yetkililer adına elektronik imza başvurusu yapıldığı ve bu imzaların yasa dışı şekilde üretildiği belirlendi. Elde edilen bulgular, toplamda 7 Ocak’ta Ankara merkezli olmak üzere 23 ilde eş zamanlı gerçekleştirilen operasyonlarda 126 şüphelinin yakalandığını ve bunlardan 17’sinin tutuklandığını gösterdi. Aynı zamanda, 23 Mayıs’ta 16 ilde düzenlenen başka bir operasyonda ise 61 şüpheli gözaltına alındı ve bunlardan 20’si tutuklandı. Ayrıca, aranan 10 kişinin de daha sonra yakalandığı bilgisi paylaşıldı.
Yapılan detaylı incelemeler sonucunda, suç örgütünün toplamda 57 sahte diploma, 108 sahte sürücü belgesi ve 4 sahte lise mezuniyet belgesi düzenlediği tespit edildi. Ankara 23’üncü Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen ilk iddianamede, şüpheliler hakkında ‘ÖSYM Kanunu’na muhalefet’, ‘Resmi belgede sahtecilik’, ‘Bilişim sistemine girme’, ‘Verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme’ suçlarından toplamda 6 yıldan 45 yıla kadar hapis cezaları talep edildi. Bu suçlar kapsamında, şüphelilerin Gazi Üniversitesi ve Milli Eğitim Bakanlığı sistemlerine yasa dışı yollarla giriş yaptığı, mezuniyet kaydı oluşturarak sahte diplomalar düzenlediği ve başarısız adayların sınav sonuçlarını değiştirdiği, ayrıca bu işlemler karşılığında 400 bin liraya kadar para talep ettikleri de raporlandı. Ayrıca, bazı kişilerin kimlik bilgilerini çalarak, farklı kişiler adına e-imza üretimi yaptığı da ortaya çıktı.
İkinci iddianamede ise, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanı, Başkan Yardımcısı ve Yükseköğretim Kurulu’nun çeşitli yetkilileri ile 14 üniversitenin öğrenci işleri daire başkanları ve ilgili personeline ait e-imzaların kopyalandığı ve yasa dışı kullanımlar yapıldığı belirtildi. Bu kapsamda, şüpheliler hakkında 5 yıldan 50 yıla kadar değişen hapis cezaları talep edilerek, soruşturmanın ciddi boyutlarda devam ettiği gösterildi.
‘270 E-İMZA ÜRETİLDİ’
Soruşturma kapsamında alınan ifadelerde, sanıkların savunmaları ve suç örgütünün yapısı detaylı şekilde ortaya kondu. Sanık Ayhan Ateş, ifadesinde, sahte e-imza üretiminin başında yer alan Ziya Kadiroğlu’nun olduğunu ve bu kişinin çevresindekilere talimatlar verdiğini belirtti. Ateş, Kadiroğlu’nun kamu kurumlarının sistemlerine yetkisiz erişim sağladığını ve bu yolla toplam 270 adet sahte e-imza üretildiğini açıkladı. Ayrıca, Kadiroğlu’nun öğrencisi olan Kadriye Kurtoğlu’nun, Türkiye genelinde BESYO sınavlarına başkalarının yerine girdiğini ve bu işlemlerden kazanç sağladığını ifade etti. Yakup isimli, iyi derecede yabancı dil bilen ve adeta ‘joker eleman’ olarak tanımlanan şahsın, 2006-2010 yılları arasında gerçekleştirilen yabancı dil sınavlarına girip yüksek puanlar aldırarak toplamda 400’den fazla kişinin akademisyen veya öğretim görevlisi olarak yerleştirildiğini belirtti. Sanık, Atatürk Üniversitesi Öğrenci İşleri Daire Başkanı adına, bilgisi ve rızası dışında sahte kimlik kullanılarak e-imza çıkarıldığını ve bu sahte imza aracılığıyla yetkisiz erişim sağlanarak, ilgili kişinin hiçbir iletişim kurmadığı ve ödeme yapmadığı halde, sahte mezuniyet kaydı oluşturulduğunu dile getirdi. Ayrıca, Ziya Kadiroğlu ile aralarındaki ilişkilerin bozuk olduğu ve bu işlemin intikam amaçlı yapılmış olabileceğine işaret etti. Kendi telefon hattını 2025 Ocak ayına kadar aktif kullandığını ve 18 Mart 2024 tarihinde e-Devlet üzerinden yapılan mezuniyet sorgulamasını, Ziya Kadiroğlu’nun gerçekleştirmiş olabileceği ihtimalini de vurguladı.
Önceki Yargı Süreçleri ve Kişisel Geçmiş
Edinilen bilgiler, Ziya Kadiroğlu’nun benzer suçlardan daha önce de yargılandığını ortaya koyuyor. 2016 yılında, 16 kişilik sahte diploma şebekesinin lideri olarak tutuklanan Kadiroğlu hakkında, ‘Suç örgütü kurmak’, ‘Resmi belgede sahtecilik’ ve ‘Nitelikli dolandırıcılık’ suçlarından toplamda 354 yıl hapis cezası talep edildi ve bu dosyadan beraat etti. Ancak, geçmişte de birçok kez benzer suçlamalarla karşı karşıya kalan Kadiroğlu’nun, toplamda 13 kez yargılandığı ve 2010, 2012 ile 2016 yıllarında ‘örgüt liderliği’ suçlamasıyla soruşturma geçirdiği biliniyor. Sadece 2002 ve 2005 yıllarına ait davalardan hüküm giyen ve yaklaşık 5 yıl cezaevinde kalan Kadiroğlu’nun, diğer 10 davadan ise beraat ettiği öğrenildi. Bu durum, onun suç örgütü liderliği konusundaki kararlılığını ve suç geçmişini gözler önüne seriyor. DHA tarafından aktarılan bilgiler, bu karanlık geçmişin, günümüzdeki yasa dışı faaliyetleriyle bağlantılı olma ihtimalini de güçlendiriyor.