DOLAR 32,2020
EURO 35,0069
ALTIN 2.504,53
BIST 10.643,58
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 22°C
Açık
İstanbul
22°C
Açık
Cts 23°C
Paz 24°C
Pts 23°C
Sal 24°C

Sağır Han eşsiz manzarası görenleri büyülüyor

27.11.2017
A+
A-
İstanbul’un gönüllü “bekçisi” Harun Reşit Göktaş, seyyar satıcılık yaparken gördüğü Eminönü’deki Sağır Han’ın çatısında, üzeri betonlarla kapatılan tarihi yapıyı elleriyle kazıyıp gün yüzüne çıkartarak kültür sanat merkezi kurdu. Merkezin penceresinden ve çatısından görünen İstanbul manzarası, yerli ve yabancı ziyaretçileri cezbediyor

Harun Reşit Göktaş, seyyar satıcılık yaparken gördüğü Eminönü’ndeki Sağır Han’ın çatı kısmında üzeri betonlarla kapatılan tarihi yapıyı elleriyle kazıyıp gün yüzüne çıkartarak kurduğu kültür sanat merkezinde yerli ve yabancı ziyaretçileri ağırlıyor. Göktaş, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 1989 yılında Niğde’den İstanbul’a geldiklerini söyledi. Babasının hurdacı olduğunu belirten Göktaş, kendisinin de seyyar satıcılık yaptığını kaydetti. O dönemlerde özgürlüğün gökyüzünde, sokakta olduğunu bir nebze anladığını ifade eden 33 yaşındaki Göktaş, “Sonrasında ağabeyim tarihi yarımadanın hanlar bölgesinin Mercan Mahallesi ve Sağır Han’ın çatısı olarak geçen burayı buldu. İstanbul’un sokaklarında, keşmekeşinde hep ticari bir kaygıyla kaybolduğumu buraya geldikten sonra anladım. Sanki İstanbul’da yaşamıyormuşum.” diye konuştu.

Harun Reşit Göktaş, Sağır Han’ın çatısında sanata, kültüre dair bir oluşum başlatmak ve yaşatmak istediğini aktararak, burada İstanbul’u tüm içtenliğiyle, gerçekliğiyle, rüzgarıyla, kuşuyla, yağmuruyla, karıyla yaşadığını anlattı. Tarihin, yani binlerce yıllık duvarların sanki betonlarla gizlendiğini belirten Göktaş, “Burada üst üste sıva katları, boya katları atılmıştı. Buraya geldikten sonra yine aynı şekilde onları ellerimizle kazıdık, kısmi olarak kendi çapımızda restore ettik ve 100 ton kadar moloz taşıyarak tarihi duvarları gün yüzüne çıkarmış olduk.” ifadelerini kullandı.

“İnsanlarımız sokak aralarına sıkışmasınlar”

Göktaş, yabancı turistlerin burayı çok iyi bildiğini ifade ederek, şunları söyledi:

“Bizim istediğimiz turistlerin yanı sıra kendi insanımız, İstanbullular buraya gelsin, kenar mahallelerde sokak aralarına sıkışmasın. İnsanlarımız, İstanbul’u ciddi anlamda yaşasınlar istiyoruz. Belki burası Sultanahmet ve Galata kadar meşhur bir yer değil fakat çok güzel ve özel bir yer.”

Sağır Han’a gelen insanların, kendileri gibi burayla irtibat halinde kalmak istediğine dikkati çeken Göktaş, “Geçen eylül ayında Muğla’dan bir çift ziyaretimize gelmişti. Biz kendimize iyi bakalım, burayı iyi yaşatalım diye sağ olsunlar bir sepet yapmışlar, iki limon, üç nar, iki sabun ve yarım litre de zeytinyağı göndermişler.” dedi.

Bu arada Sağır Han’ın kubbeli çatısına kurulan kültür ve sanat merkezi, 3 ay önce faaliyet göstermeye başladı. Merkezin içerisinde çay odası, çalışma ofisi, kütüphane, müzik stüdyosu, geleneksel halı ve kilim odası ile etkinlik odası yer alıyor. Kültür ve sanat merkezinin bütün pencerelerinden ve çatısından görülebilen İstanbul manzarası ziyaretçilerini hayran bırakıyor.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.