Rüzgar Ağacı ile sınırları aşan düşsel bir sahne: 30. İstanbul Tiyatro Festivali’nden izlenimler
Rüzgar Ağacı ile sınırları aşan düşsel bir sahne: 30. İstanbul Tiyatro Festivali izlenimleri ve sahne sanatlarının büyülü yolculuğu.
İstanbul Tiyatro Festivali’nin açılışını Fransız yönetmen Caroline Guiela Nguyen’in Lacrima oyunuyla yapmasının ardından, bu yılki programda Fernando Melo’nun koreografisiyle sahne alan Rüzgar Ağacı (Leaning Tree), İstanbul Devlet Opera ve Balesi iş birliğiyle Atatürk Kültür Merkezi’nde prömiyer yaptı. Festivalin 30. yılında, Mehmet Birkiye küratörlüğünde tiyatro, dans ve performans sanatlarının farklı örnekleri sevenlerle buluşuyor.
Rüzgar Ağacı, Danish Dance Theatre için 2023 yılında yaratılan bir koreografi olarak Melo’nun uluslararası imzasını gösteriyor. MDTistanbul’un dansçıları tarafından yeniden yorumlanan eser, bedenlerin giderek görünmezleştiği, ağır çekim etkisi taşıyan hareketlerle izleyiciye gerçeklik ile düş arasındaki ince hattı hatırlatıyor. Sahneye yansıyan sessizlik ve belirsizlik, mekân ve zaman algısını sarsan bir atmosfer yaratıyor ve izleyiciye bir düş yolculuğu sunuyor.
Fİlmin teknik yönleri, görsel ve işitsel unsurların birlikte oluşturduğu düşsel bir sahne evrenine işaret ediyor. Saha tasarımı, ışık ve kostüm tasarımı gibi unsurlar Melo ve Raphael Frisenvenge Solholm’un ortak çalışmasıyla şekilleniyor. Si̇gleme ve dokunuşlar, Signe Lykke’nin bestelediği ve Copenhagen Phil’in kaydettiği melodilerle destekleniyor. Dansçı kadrosunda yer alan isimler arasında Anna Viktoria Zesakes’ten Mert Aksu’ya kadar değişen bir performans yelpazesi bulunuyor ve her gösteride dönüşümlü olarak sahne alıyorlar.
Etkinlik programı kapsamında festival, Türkiye’den ve dünyadan toplam 17 yapımı izleyicilerle buluşturuyor. Toplumsal hafıza, kimlik ve günümüz dünyasının dinamikleri gibi temaların işlenişiyle farklı anlatı biçimlerinin bir araya geldiği program, 3 Aralık’a dek sürüyor.
Rüzgar Ağacı ile 2027’de de İstanbul Devlet Opera ve Balesi repertuvarında yer alması planlanıyor; Brezilya İstanbul Başkonsolosluğu ve IKSV Genç Sanatçı Fonu’nun destekleriyle gerçekleşen bu proje, 25 Ekim temsilinin ardından uzun soluklu bir sonraki sahne planına hazırlanıyor.