Ramazan Iftarında Şehit Yakınları ve Gazilerle Vurgulanan Vatan ve Millet Bağları
Ramazan iftarında şehit yakınları ve gazilerle vatan ve millet bağı güçleniyor; anılarla dayanışma ve vefa duygusu.
Ramazan ayının ilk iftarını Çankaya Köşkü’nde şehit yakınları, gaziler ve gazilerle ilgili kişilerle bir araya gelerek yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmalarında güvenlik ve birliğe dair vurgularını sürdürdü. Terörsüz Türkiye hedefine ilişkin görüşlerini paylaşırken, şehit yakınları ile gazilerin hak ettiği saygı ve destek konusunda net duruşunu bir kez daha ortaya koydu.
“Şehitlik mertebesinin değeri, geride kalanların sabrı ve metanetiyle ölçülür” sözleriyle başlayan açıklamada, askerlik ve vatandaşlık görevlerinin fedakarlık temelinde yürüdüğünü hatırlattı ve şehit ailelerinin emanetine saygının her daim korunacağını belirtti. Şehitlerimizin anısına olan bağlılığı ve onların yakınlarına olan devotionunu yansıtan ifadelerle, bu kutlu yolda gazilik mertebesine eren kardeşlerimizi de minnetle andığını vurguladı.
“Can verdik, canımızdan aziz bildiğimiz evlatlarımızı toprağa verdik. Fakat tarihimizin hiçbir döneminde istiklalimizden taviz vermedik” şeklinde devam eden konuşmada, Anadolu’yu yurt yapan mücadelelerden söz edildi. Haçlı seferleri, Moğol baskıları ve işgal girişimlerine karşı verilen mücadelelerin bir getirisi olarak bağımsızlığı ve vatanı savunan ruhun altı çizildi. Şehirlerin talan edildiği, köylerin yıkıldığı dönemlerin geride kaldığına dikkat çekildi ve bu direnişin bugün de benzer bir dayanışma gerektirdiği ifade edildi.
“Oynanan oyunların da kurulan tuzakların da farkındayız” şeklindeki açıklama ile terörle mücadelede elde edilen kazanımlar ve milli birliğin önemi vurgulandı. Türkiye’nin savunma sanayindeki yerlileşme çabalarının somut sonuçlarıyla desteklenen konuşmada, “Türkiye kendi güvenliği için sınırlarının ötesinde de adımlar atmaktadır” ifadesiyle, ülkenin özgüvenli dış politikası ve güvenlik yaklaşımı öne çıkarıldı. Savunma sanayinde yüzde 80 yerlilik hedefine yaklaşılmasıyla, bu alanda bağımsızlığın güçlendiğine vurgu yapıldı; yarınlar için savaş uçakları ve uçak gemileri gibi hedeflerin de takip edildiği belirtildi.
“Şehit yakınlarımızı ve gazilerimizi rahatsız edecek hiçbir girişime söze tavır ve eyleme müsamahamız yok” diyen Cumhurbaşkanı, Terörsüz Türkiye çalışmalarının sonuçlarını özetledi. Sınır içi ve dışındaki güvenlik risklerinde belirgin düşüş yaşandığını, Suriye’deki süreçte kan dökülmeden ilerleyen bir entegrasyon sürecine girildiğini ifade etti. 86 milyonun emanetini taşıdıklarını biliyoruz diyerek, dikkatli ve temkinli adımlarla süreci yürütmenin önemine değindi. Şehit yakınları ve gazilerle dayanışmanın bu süreçte de kesintisiz sürdürüleceğini vurgulayan açıklamada, onların emanetlerine sahip çıkmanın devletin en vazgeçilmez sorumluluğu olduğuna dikkat çekildi.
“1995 ile 2002 yılları arasında sadece 6 bin 315 şehit yakını ve gazimizin kamuda istihdamı sağlanmıştı. 18 Eylül’de 630 atama ile bu sayı 52 bine ulaştı.” şeklinde aktarılan istatistiklerle, son yıllarda hayata geçirilen hizmet ve imkanların kapsamı özetlendi. Şehit yakınları ve gaziler için hayata geçirilen eğitim, sosyal yardım ve imkan çeşitleriyle dayanışmanın somut adımlara dönüştürüldüğü ifade edildi. Ayrıca milli savunma ve güvenlik kurumlarının koordineli çalışması ile bu desteğin sürdürülmesi gerektiğine vurgu yapıldı. Şehit yakınları ile gazilerin ihtiyaçlarına yönelik yeni projelerin ve atamaların gelecekte de süreceği sözleriyle konuşma tamamlandı.