Perinthos’ta 5 Bin Yıllık Kentin Kazılarına İki Alanda Devam
Perinthos’un 5 bin yıllık kentindeki iki alanda sürdürülen arkeolojik kazılar büyük keşifler ve tarih yolculuğu vurgusu yapıyor.
Tekirdağ’ın Marmaraereğlisi ilçesindeki Perinthos Antik Kenti’nde kazılar aralıksız sürüyor. Kentin zirvesindeki yaklaşık 1,5 kilometrekarelik alanda, Trakya’nın en büyük tiyatrosu olarak nitelendirilen kalıntılar gün yüzüne çıkarıldı. Elde edilen buluntular arasında heykel ve mezarların da bulunduğu bilgisi paylaşıldı.
Çalışmalar iki ayrı bölgede yürütülüyor ve yaklaşık 2026 yılının Haziranında başlayan süreç şimdi bu iki alanda yoğunlaşmış durumda. Şu an tiyatro ile Mola Burnu bölgesi üzerinde yoğunlaşılmış durumda. Tiyatroya ilişkin bulgular, Kavea’nın üst katmanları ile Vomitoryum ve basamaklar üzerinden ilerliyor; ilerleyen günlerde bu alanlardan daha somut sonuçlar bekleniyor.
İki alanda çalışma temposu konusunda bilgi veren kazı başkanı Prof. Dr. Zeynep Koçel Erdem, “Dolgu nedeniyle ilerleme yavaş olsa da bu yıl 30’un üzerinde üniversite öğrencisi ile yaklaşık 49 kişilik bir ekiple çalışıyoruz. İşçi sayımız yaklaşık yirmi civarında ekiple destekleniyor. Gelecek aşamalarda da Akropolis’in batı tarafında, 2021’de açtığımız Nekropolis’te çalışmalar sürdürülecek.”
Trakya arkeolojisi adına önemli sonuçlar olarak nitelendirilen bulgular, ilerleyen dönemde daha netleşecek. Erdem, “Tiyatro, erken Roma dönemi olarak düşünülse de Helenistik döneme ait izler de bulundu. Dolgunun altında oturma basamakları ve tiyatronun plan şeması giderek gün yüzüne çıkıyor.” diye konuştu. Ayrıca ana kayanın bir Trak halkının kutsal alanı olarak kullanıldığı ihtimali üzerinde duruluyor; bunlar bölgenin arkeolojik değerini daha da artırıyor.
Kazı süresi ve kapsamı konusunda net bir teslim tarihi veremeyen Erdem, “Bütün yapılar gömülü olduğundan süreç uzun soluklu. Ancak tiyatro üzerinde Bergama ve Efes gibi büyük tiyatrolarla karşılaştırılabilecek ölçek var; şu anda dörtte birini ancak açabildik.” şeklinde belirtti. Dolgu nedeniyle çalışmaların zorluğu da ayrıca vurgulandı.
Yerel ve uluslararası ilgi artıyor; bölge halkının ve ziyaretçilerin kazı alanına ilgisi giderek büyüyor. Erdem, “Artık birçok kişi arkeolojik kazılar hakkında bilgi sahibi ve kazıya katılmak için geliyor. Evlatları arkeoloji bölümlerinde okuyan yerleşik halk bile çalışmalarımıza katılıyor.” dedi. Tanıtım ve yayınlar arttıkça yerli turizm şirketleri ve Balkan ülkelerinden turistler ile bilim insanlarının da katılımı çoğalıyor; Bulgaristan, Yunanistan ve Makedonya gibi ülkelerden gelen ziyaretçiler, bilim insanları ve müzeciler bu süreçte ağırlanıyor.