Orhan Gencebay’a Derin Hayranlık: Hikmet Gündüz’ün 40 Yıllık İstikametinde Modadan Hayata
Orhan Gencebay’a derin hayranlık; Hikmet Gündüz’ün 40 yıllık istikametinde modadan hayata uzanan eşsiz yolculuk
Erzurum’da bir otelde çaycılık yapan Hikmet Gündüz, usta sanatçı Orhan Gencebay’a olan bağlılığını yaklaşık yarım asırdır taşıyor. 1980’lerin ikonik takım elbise stilini özel terzisine diktiren Gündüz, modern modaya meydan okuyan tavrını sürdürdüğünü belirtiyor: “Artık alıştım. Spor kıyafetler giyemiyorum. Böyle devam ediyoruz.”
Erzurum’da doğup büyüyen ve kent sakinlerinin “Orhan Baba” diye seslendiği 59 yaşındaki üç çocuk babası, Gündüz’ün hayatı, Gencebay’a duyduğu hayranlıkla şekillendi. Evli olan bu isimsiz kahraman, artık kentteki otelde geçimini sağlıyor ve gençlikten bu yana gördüğü sanatçının asaletini hayat felsefesine dönüştürdüğünü söylüyor. Çocukluk yıllarında televizyonda gördüğü Gencebay’ın duruşunu ve giyim kuşamını örnek alarak yaşam biçimini belirlediğini ifade ediyor.
“O bir ham maddeyi sanata çevirdi” dediği Gündüz, Orhan Gencebay’ı yalnızca bir şarkıcı olarak değil, Türk müziğinin enstrüman ustası ve efsanesi olarak tanımlıyor. Sahneye çıktığında hayranlıkla izlediğini söyleyen Gündüz, “O benim için bir öncüdür. Müziğiyle ve duruşuyla çok değerli. Tarzı ve saygısı bana yol gösterdi” diye konuşuyor. En büyük hayali ise yüz yüze tanışmak için gün saymak.
80’lerin modasını bugünün dünyasında yakalamak mümkün mü? Gündüz, usta sanatçının jenerasyonunun mimarı olan bu tarzı günümüzde bulmanın zor olduğundan bahsediyor. Özel terziyle çalıştığını ve elbiselerini kendisinin diktirdiğini anlatan Erzurumlu isim, “Bu kıyafetler 1980’lerden sonra piyasadan çıktı. Şu anda spor kıyafetler sıkça konuşuluyor; ben ise özel bir terzide yaptırıp, gidip alıyorum. Artık bu stile alıştım; spor kıyafetleri giyemiyorum” diyor.
“Orhan Baba” diye seslenenlere yanıt diyen Hikmet Gündüz, otobüslerde ve çarşıda hep bu şekilde seslenildiğini paylaşıyor. Fotoğraf çektirme talepleri artarken benzerliğin anatomik olarak tamamen mümkün olmadığını ama onun giyim kuşamını benimsediğini belirtiyor. Ailesi de bu ilginin alışkanlık haline gelmesinden memnun görünüyor.
Bu stilin ardında mertlik ve saygı yattığını söyleyen Gündüz, eski Türk sinemasındaki naif ve saygılı duruşun bugün de bir halkasını oluşturduğunu vurguluyor. O dönemin temiz ve ailesine değer veren insanları için örnek olmayı sürdürenler arasında olduğunu belirtiyor. Orhan Gencebay’ın şarkılarının hepsinin değerli olduğuna değinerek, özellikle 1970’lerdeki “Bilemezsin Ki” gibi eserlerin o dönemin simgesi olduğunu ifade ediyor.