DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul °C
İstanbul
°C
°C
°C
°C
°C

Okul Kantinlerindeki Şekerli İçecekler ve Obezite: Türkiye’deki Riskler ve Denetim Gerekliliği

Okul kantinlerindeki şekerli içecekler, Türkiye’de obezite riskini artırıyor. Denetim ve farkındalıkla sağlıklı seçeneklere geçiş için yol gösterici bir inceleme.

30.01.2026
A+
A-

Obezite Cerrahisi Vakfı Başkanı Prof. Dr. Oktay Banlı, okul kantinlerinde satılan bazı ürünlerin obezite açısından taşıdığı risklere dikkat çekti. Özellikle son dönemde yaygınlaşan ve yüksek şeker içeren içeceklerin çocuklar için ciddi tehdit oluşturduğunu belirtti; masum görünen bir içeceğin bile aslında sağlık açısından düşündürmesi gerektiğini ifade etti.

Türkiye’de obezite oranlarının alarm verici düzeylere ulaştığını vurgulayan Banlı, erişkin nüfusun yaklaşık üçte biri ile genç nüfusun yaklaşık %10-12’si arasında ciddi obezite sorunu bulunduğunu söyledi. Obezitenin yalnızca kilo problemi olmadığını, diabetes, tansiyon, uyku apnesi ve diz-bacak ağrıları gibi çeşitli sağlık sorunlarını tetiklediğini sözlerine ekledi. Toplumda çoğu kişinin şeker hastası olduğuna dikkat çekerek, obezitenin derin sosyoekonomik etkileri olan bir halk sağlığı sorunu olduğunu hatırlattı.

Avrupa’da obezite artış hızında birinci sırada olduğunu belirten Banlı, önümüzdeki 10-15 yıl içinde toplumun yarısının obez olabileceği öngörüsünü paylaştı. Psikososyal boyutun da göz ardı edilemeyecek kadar önemli olduğunun altını çizdi; insanlar kiloları nedeniyle terfi alamama ya da sosyal hayattan dışlanma gibi sorunlar yaşadıklarını kaydetti. Obezitenin sadece bir kilo sorunu olmadığını vurgulayarak, akran zorbalığı ve izolasyon gibi psikiyatrik sonuçların da görüldüğünü ifade etti.

Çocukluk çağında obezitenin özellikle dikkat çekici olduğunu belirten Banlı, ortaokul ve lise çağındaki çocuklarda yaklaşık %10 oranında ciddi obezite görüldüğünü söyledi. Bu çocuklar için diyabet veya tansiyon henüz belirgin olmayabilir; ancak kiloya bağlı akran baskısı, sosyal izolasyon ve eğitim hayatını olumsuz etkileyen kırılmalar söz konusu olabilir. Yüksek kalorili gıdalara kolay erişim ve az hareketli yaşam tarzı, obezite riskini tetikliyor. Okul kantinlerinde satılan ürünler ise bu riskleri artırabilir; yüksek şekerli içeceklerin çocuklar için ciddi bir tehdit oluşturduğu belirtilerek, kantinlerdeki ürünlerin sunumunda dikkatli olunması gerektiği ifade edildi. Şu anda kantinler için belirlenen standartlar bulunmakta ve hangi ürünlerin satışa sunulabileceği net olarak tanımlanmıştır; ancak denetim ve farkındalık artırılmalıdır.

Ülkede yılda yaklaşık 100 bin obezite ameliyatı yapıldığı bilgisinin altını çizen Banlı, çoğunlukla kitle indeksi 40’ın üzerindeki hastalara doğrudan cerrahi önerildiğini; 35’in üzerinde olup eşlik eden hastalıklar mevcutsa da cerrahi tedavinin düşünüldüğünü belirtti. Tüm başvuruların ameliyat olması gerekmediğini, Sağlık Bakanlığı protokollerine uygun hasta seçiminin yapıldığını vurguladı.

Son olarak, zayıflama iğnelerinin diyabet regülasyonu için onaylı bazı ilaçlar olduğuna işaret eden Banlı, kontrolsüz kullanımın sakıncalı olduğuna dikkat çekti. İlaçların mutlaka doktor gözetiminde kullanılması gerektiğini, yan etki görüldüğünde tedavinin kesilmesi gerektiğini belirtti. Uzun vadeli sonuçlar konusunda net kanıtlar bulunmadığını ve ilaç bırakıldığında verilen kiloların geri alınabileceğini ifade etti.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.