Muntesio Anısı: Parka ve Ailenin Enkazdaki İyiliği
Muntesio Anısı: Parka ve Ailenin Enkazdaki İyiliği – Zorluklar arasında umut, dayanışma ve sevginin gücüyle hayata yeniden tutunan bir hikâye.
Beliz Aydın, 6 Şubat depreminde Antakya Cebrail Mahallesi’nde yaşanan korkulu anların içinde annesi Betül Günyaşar ve ağabeyi Abdurrahman Aydın’ın enkazdan çıkışına tanık oldu. Bahsi geçen olayın 13’üncü saatinde, ağabeyi ağır yaralı olarak kurtarıldı ve iki bacağı ampute edilerek hayata tutundu. Anne Betül Günyaşar ise hastanede yaşamını yitirdi.
“O MONT BANA BİR HATIRA DEĞİL, BİR EMANET” ifadesiyle anlatılan anı, rütbeli bir görevlinin soğukta titreyen Beliz’e parkasını vermesiyle başladı. Beliz, o günden bu yana montu büyük bir hassasiyetle saklıyor. Her baktığında o günü hatırlatan bu emanet, onu sıcak tutarken aynı zamanda duygusal bir yüktür ve ona o anların hatırasını hatırlatır: “O montu bana veren asker, tekrar görüp emanetini teslim almak istiyorum.”
HASTANEDE SAATLERCE BEKLEDİ diye anlatılan süreçte, Beliz’in yakın arkadaşı Çilem Artan, genç kızın olgun ve sorumluluk sahibi yapısını vurguluyor. 6 Şubat sabahı bir komutanın, Beliz üşümesin diye parkayı verdiğini ve “sonra senden geri alacağım” dediğini belirtiyor. Acı içinde olan Beliz, annesini kaybetmenin acısını da yaşarken montunu teslim etmek için hastanede uzun saatler bekledi. O asker geri gelmedi; ancak Beliz o emaneti bugün hâlâ koruyor.
ACIYA RAĞMEN HAYATA TUTUNDU Depremin ardından eğitimine ara vermeden devam eden Beliz Aydın’ın Gaziantep’te üniversite öğrenimini sürdürdüğü aktarılıyor. Artan, “Annesi onun okumasını çok istiyordu. Beliz güçlü, iradeli ve hedefleri olan bir genç. O mont, onun için hem acının hem de insanlığın simgesi” diye konuşuyor.
Kaynak: Ensonhaber