Mardin’in Çok Dilli Müzik Zenginliği: Hoşgörüyle Buluşan Sanat Anları
Mardin’in çok dilli müzikal zenginliği, hoşgörüyle buluşan sanat anlarını keşfedin; kültürler arası köprüler kuran melodiler ve ritimler.
Hoşgörünün sembolü olan Mardin’in çok dilli müzik kültürü, kentteki Sanat Akademisi çatısı altında yeniden can buluyor. Keman, piyano, bağlama, gitar ve tef gibi çeşitli enstrümanlarla yürütülen kurslar sayesinde her yıl yaklaşık 3 bin genç ve çocuk müziğin temelini öğreniyor ve icra pratiği kazanıyorlar.
Bu atölyelerde görev yapan eğitmenler ve sanatçılar, unutulmaya yüz tutmuş ezgileri yeniden seslendirerek gelenekleri canlı tutuyor. Farklı dil ve dine mensup müzisyenlerden oluşan koro, Türkçe, Kürtçe, Arapça ve Süryanice dillerini harmanlayarak kentteki çok dilli müziğin nabzını yükseltiyor; bu zengin sesler özel günlerde ve çeşitli etkinliklerde sahnelerde hayat buluyor.
“Bütün dillerin ortak noktası müzik” diyen Gençlik ve Spor Hizmetleri Daire Başkanı Doğan Ağalday, Mezopotamya’nın kadim köklerine sahip Mardin’in çok kültürlü yapısını ve bu zenginliğin müziğe nasıl aktığını AA muhabirine anlattı. Geçmişten günümüze gelen kültürlerin bölgede yaşayanlar tarafından nasıl yaşatıldığına vurgu yapan Ağalday, atölyelerde yerel eğitmenlerle bu mirası gelecek kuşaklara taşımayı amaçladıklarını ifade etti.
“Mardin çok kültürlü, çok dilli ve çok dinli bir şehir olarak yıllardır bu zenginliği koruyor. Müzikte dil, din ya da renk farkı yoktur; aşk, sevgi ve hoşgörü her dilde aynıdır. Amacımız bu ortak değerleri dünyaya yaymak.”
Korodaki çalışmalar ise yaklaşık 20 yıldır kentte faal olan Süryani Corc Görülmez’in yürüttüğü müzikal yolculuktan besleniyor. 12 yıldır Sanat Akademisi’nde sahne alan Görülmez, dört dildeki şarkılarla kültürü yaşatmayı ve bu hoşgörü mesajını yaymayı sürdürüyor. Koro üyelerinden Hüseyin Kervancıoğlu ise uzun yıllardır bu çok dilli ortamda şarkılar söylemenin getirilerini paylaşırken, kentteki dil çeşitliliğinin müziğe nasıl zenginlik kattığını vurguluyor.