Lübnan’ın Nabzı: Savaşın İzleri Umuda Dönüşen Dev Plastik Kalp Projesi
Lübnan’ın savaş izleriyle şekillenen umut dolu proje: dev plastik kalp, krizin nabzını umutla çeviriyor ve barış için yeni bir yol sunuyor.
Trablus’tan başlayıp ülkenin dört bir yanından toplanan geri dönüşüm malzemeleriyle, savaşın bıraktığı enkazlar yeniden anlam buldu. Yaklaşık 100 metrekarelik bir alanda kurulan dev kalp, 400 binden fazla plastik atığın kullanılmasıyla oluşturuldu ve bu görsel, dünyanın en büyük plastik kalplerinden biri olma hedefiyle Guinness Rekorlar Kitabı’na aday gösterildi.
Proje, “Lübnan’ın Nabzı” adı altında çevre, sanat ve sağlık mesajlarını bir araya getiriyor. Enkazlardan çıkarılan cam parçaları da eserin bir parçası haline getirildi; böylece savaşın hatırası, acının simgesi olmaktan çıkarılıp yaşam ve umudu simgeleyen bir sanata dönüştü. Bu dönüşüm, ülkedeki geri dönüşüm eksikliği ve uzun süren çatışmaların çevreye olan olumsuz etkisini de vurguluyor.

Fikir dünyasının kalbi bu proje, Dünya Kalp Ritmi Haftası’nın bir parçası olarak ilham buldu. Trablus’taki Monla Hastanesi ile işbirliği içinde yürütülen girişimde, atık malzemelerin kullanılması fikri, kalp sağlığı farkındalığıyla birleştirildi ve proje zamanla yalnızca sağlık ya da çevre temalı bir çalışma olmaktan çıktı. Savaş kalıntılarının projeye dahil edilmesiyle anlamı derinleşti ve “Lübnan’ın Nabzı” ismi doğdu.
Projeye katılanlar arasında bulunan Silin Saade, çalışmanın sadece çevre veya sanat değil, toplumsal ve sağlık boyutlarını da kapsadığını belirtiyor. Monla Hastanesi’nin sürdürülebilirlik çabalarına destek veren ekip, farklı bölgelerden gelen katılımcıların bu eseri daha anlamlı kıldığını ifade ediyor. Savaşın gölgesinde kalan cam parçaları, yeni bir hikâye ve umut mesajı taşıması amacıyla kullanıldı; izleyiciye “yıkımdan doğan güzellik” hissi veriliyor.
Umut taşıyan mesajlar proje sadece bir rekordan ibaret değil; dev kalp, Lübnan’ın karşılaştığı zorluklara rağmen yaşam iradesini temsil ediyor. Katılımcılar, bu çalışmanın Lübnan’ın ve Trablus’un adını daha yükseklere taşıyacağını ifade ediyor. Guinness Rekorlar Kitabı’na girmek için 1350’den fazla kişinin katkısı kritik bir rol oynuyor.
“Lübnan’ın Nabzı”nın amacı, savaş kalıntılarının sanatsal bir dille yeniden yorumlanabileceğini ve geri dönüşümün toplumsal faydalara dönüşebileceğini göstermek. Eğer kabul edilirse, proje çevre, sağlık, sanat ve dayanışmayı tek çatı altında toplayan önemli bir örnek olarak kayda geçecek.
Kaynak: Anadolu Ajansı (AA) ve En Son Haber